Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?
muzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2014 Salı

Barış Manço Alfabe Şarkısı


Barış Manço, 7'den 77'ye derken, aslında yalan söylemiyordu. Kendisi 7'den 77'ye herkesi kucaklayan gerçek bir sanatçı olabilmeyi başarmıştı. Bu yüzden yıllar yılı Türk halkı tarafından hep sevildi hep sayıldı.

Barış Manço "S.O.S. Aman Hocam" şarkısında Türk Abecesi'ni zamanın moda olan müzik alt yapısıyla söyleyerek; kendisini Türk halkının neden ayrı bir yere koyduğunu bir kez daha göstermişti.

25 Haziran 2011 Cumartesi

Tedavide Müzik ve Antik Dönem'de Uygulanması



müzikle tedavi, müzikli tedavi, hastalıkta müzik tedavisi, müziğn etkileri, müzik etkisi

Giriş

Tarihsel olarak incelendiğinde büyüsel, dinsel, askeri ve eğlence amaçlı olarak kullanılan müziğin hastalıkların tedavisinde de kullanılmış olduğu görülür.

Eski çağlarda hastalıkların iyi edilebilmesi için çeşitli tedavi yollarını denemiş olan insanoğlu, bilgilerinin ve inançlarının ışığında, müziğin de hastalıkların tedavisinde etkili olabileceğini düşünmüş ve kullanmıştır. Çünkü insanlar müziğin rahatlatıcı, yaşama renk katan ve insanın ruh sağlığında tartışılmış bir işlevi olduğuna inanmışlardır.

Gürültü ve İşitme



gürültü kirliliği afişi
İşitme Nasıl Oluşur:
Dış ortamdan gelen ses dalgaları kulak kepçesi tarafından toplanarak dış kulak yolu boyunca kulak zarına iletilir. Kulak zarı; dış kulak ve orta kulağı birbirinden ayırır. Ses dalgalarının kulak zarında yaptığı titreşimler orta kulakta bulunan ve sırasıyla çekiç,örs ve üzengi olarak isimlendirilen kemikçiklerde hareket oluşturur. Bu kemikçikler kulak zarı ile iç kulak arasında irtibat oluştururlar. Yani kulak zarında oluşan titreşimleri iç kulağa iletirler. İç kulakta labirent adı verilen ve işitme ve dengeden sorumlu organ tarafından alınan ses dalgaları işitme siniri boyunca beyne iletilir. Beyin gelen ses dalgalarını analiz eder ve işitme fonksiyonu gerçekleşmiş olur.


Müzik Dinleyicisinin Sorumlulukları


Giriş

Müziğin toplumsal sürecinde, belli başlı üç temsilcisinin bulunduğunu görüyoruz. Eserin yaratıcısı olan besteci, eseri topluma sunan ve onu yeniden yaratan seslendirici ve eseri seçerek dinleyen veya konsere gelen dinleyici.

Duyma - Dinleme - Dinleyici



Yalnızca bakma, gör; yalnızca duyma, dinle.

Duyuş, algının pasif hareketidir, kabul formudur, ama dinleme daima konsantrasyon, dikkat ya da dinleyicinin bir yanındaki, hareketi içerir.

Müzik eğitimi müzikle aktif buluşma demektir; dinleme de müzik eğitiminin bir parçasıdır. Dinleyemeyen çocuklar müzikle kaynaşamazlar ve onlar diğer öğrenme fırsatlarının çoğunu da kaçırmış olurlar.

Müzik dinleyebileceğimiz bir şey olmalı, algılar için bir fon ya da içerde veya dışarıda yürürken kullandığımız bir şey olmamalıdır.Terence Trend D’Arby’e göre; “Müzik; sadece farklı bir yaşamın aksesuarı olmuştur.” Müzik dinleme her zaman başka bir şey yaparken kullanılmamalıdır; dans etmede, resim yapmada ya da yazı yazmadaki gibi. Her insan en azından bir kere bütün dikkatiyle bir müzik eserini dinlemelidir.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Müzik Terimleri Sözlüğü (P-Z Arası)


Müzik Terimleri Sözlüğü (A-İ Arası)
Müzik Terimleri Sözlüğü (J-O Arası)

P HARFİ
P - Piyanoda pedala basılması gereken yerlerde notanın altına konan işaret. Pedal. Piyano - Hafif sesle anlamına gelen ifadenin kısaltılmışı.

PACHELBEL, Johann- (1653-1706) Org sanatçısı. Eisenach, Erfurt, Gotha ve 1695`ten sonra doğduğu şehir olan Nurenberg`de çalmış, bir çok eser yazmıştır.

PACINI, Giovanni- (1796-1867) 1813 yılında "Anetta Licindo" adlı bir operasıyla biiyiik bir başarı kazanmış, çağdaşları Rossini, Donizetti gibi bestecilere karşın 60 kadar sahne eserini oynatabilmiş fakat Verdi`nin ortaya çıkmasıyla hemen hepsi bir anda unutulmuştur.

PAGANINI, Niccolo - (1782-1840) Kemancı ve besteci. İtalya`da Cenova şehrinde doğmuştur. Babası bir bakkaldı, fakat miiziğe sevgisi çok fazlaydı. Niccolo daha çok küçükken babası kendisine mandolin çalmasını ögretmiştir. Aynca kemana başlamıştır. On altı yaşında İtalya`da ilk konser turnesine çıktı. Bir konserinden önce kumarda kemanına varıncaya kadar kaybetti. Levron adlı bir Fransız tüccar sanatçıya bir "Guarnerius" kemanı hediye etti. Paganini konserini ancak bu yolla verebildi. Bundan sonra ömrü bütün Avrupa şehirlerinde başta Viyana, Berlin, Paris, Londra olmak üzere parlak konserler vermekle geçti ve Levron`un hediye ettiği kemanla yıllarca bütün Avrupa`yı büyüledi. Paganini kemandaki virtuozitesi sayesinde büyük bir ün kazandı. Başlıca eserleri keman için konçerto, sonat ve kaprisleri içerir. Özellikle solo keman için "24 Kapris" op. 1, tanınmış eserlerdir. Ayrıca iki keman konçertosu ve "Venedik Karnavalı" gibi varyasyonları vardır.


Müzik Terimleri Sözlüğü (J-O Arası)


Müzik Terimleri Sözlüğü (A-İ Arası)
Müzik Terimleri Sözlüğü (P-Z Arası)

J HARFİ

JANNEQUIN, Clement(1485-1560):Paris`te ve Bordeaux`da yaşadı.Lorrain kardinalinin ve Duc de Guise`in hizmetinde bulundu.395 adet "chanson"u ile programlı "chanson"un önemli isimlerinden biri olduğu görülür.Marignano savaşına katılmış, savaşa ait "cahnson"lar yazmıştır."La Guerre-Savaş", "La Bataille de Renty Savaşı", "Le Prise de Boulogne-Bolonya`nın Zaptı"gibi.Ayrıca sokak hayatını ve doğaya ait şarkılarda yazmıştır."Kuşların şarkısı", "Kırlangıç"gibi.

JAQUES-DALCROZE, Emilie(doğ.1865):Viyana`da doğmuştur.Aslen Fransız İsviçre`sindendir.Viyana`da Fuchs ve Bruckner`in ve Paris`te Delibes`in öğrencisi olmuştur.1910`da ritmik jimnastik metodunu yayımlamış ve Dresdende Hellerau Enstitüsünde uygulamaya sunmuştur.Daleroze,besteci olarak da operalar,koro parçaları, "lied"ler, orkestra ve oda müziği eserleri yazmıştır.Ritmik metodunu aydınlatan kitapları vardır.

JİG: İngiliz kaynaklı, hızlı dans.

JOTA (isp.): Bir çift dansçının oynadığı, hızlı tempoda kastanyet eşlikli İspanyol dansı.


Müzik Terimleri Sözlüğü (A-İ Arası)


Müzik Terimleri Sözlüğü (J-O Arası)
Müzik Terimleri Sözlüğü (P-Z Arası)

A HARFİ

A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.

ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak.

ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo.

ADAGIETTO (İtal.): (1) “adagio” tempoda kısa parça. (2) “adagio”dan az daha hızlı tempo

AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla.

AGİLE (İtal.): Çabuk, çevik.

AGİTATO (İtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı.