Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Öğrenci Bilgisini Değerlendirme Yöntemleri


Test puanları, kısa sınav puanları, ev ödevi değerlendirmeleri, özel projeler ve laboratuvar deneyleri gibi yapmak istediğiniz bütün ölçümleri tamamladıktan sonra sayılara bazı değerler atamak zorundasınız (değerlendirmenin niteliği). Bildiğiniz gibi bu işlem bazen A dan F ye gibi harfli notlandırma cetveli ile bazen de 1 den 5 e ya da 1 den 10 a gibi sayı sistemleri ile yapılır. Tipik olarak, A notu en iyi performansı, B ortalamanın üstü performansı, C ortalama performansı, D ortalamanın altı performansı ve F notu başarısızlığı belirtir. Bu işleme başvuran iki genel yöntem vardır. Bir yaklaşım öğrenciler arası karşılaştırmaları içerir. Bu tür değerlendirme yöntemleri, öğrencileri ortalama, ortalamanın üstü ve altı diye belirttiği için "ortalamaya göre" olarak adlandırılır. Buna alternatif olan bir yaklaşım ise "kritere göre" olarak adlandırılır. Çünkü, öğrencilerin performansları belirli bir kritere göre yorumlanır. Her iki yöntemin de yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen biz, daha sonra kısaca bahsedeceğimiz gibi "kritere göre" notlandırmayı destekliyoruz
     Ortalamaya Göre Notlandırma
     Bu yöntem, sınıf başarısının heterojen öğrenciler arasında değişeceğini varsayar. Çünkü öğrenciler, önceki bilgiler, öğrenme yetenekleri, motivasyon ve yetenek bazında farklılık gösterirler. İdeal şartlar altında (farklı öğrenci gruplarından elde edilmiş yüzlerce puanlarla), bu değişim çan eğrisi veya normal bir dağılım gösterir. Yani, bu puanlar alçaktan yükseğe dağılır. Bu nedenle, ortalamaya göre notlandırma işlemleri Òeğri üzerinde notlandırma olarak da adlandırılır.

     Kritere Göre Notlandırma
     Bu notlandırma yöntemi öğrencilere hatalardan ders almaları ve anlama düzeylerini ve performanslarını yükseltmeleri konusunda imkan tanır. Dahası, bu yöntem bireysel ve bazen de işbirliğine dayanan bir ödül yapısı kurar, bu da, diğer sistemlerden daha büyük çapta bir öğrenme gerçekleştirmek için motivasyonu besler.


     Kritere göre ölçme sisteminde, öğrencinin alacağı notlara her öğrencinin başarı ya da performans için belirlenmiş bir standarda ya da bir kritere ulaşıp ulaşmadığı kapsamında yapılan bir karşılaştırma yöntemi ile karar verilir. Sınıfın geri kalanındaki öğrencilerin başarılı olduğu ya da olmadığı önemli değildir. Bu nedenle, notların her çeşit dağılımı mümkündür. Her öğrenci A veya F alabilir, ya da hiç bir öğrenci bu notları almayabilir. Kritere göre yönteminde, çok aşağıdaki veya kalma derecesindeki notların çok az görülmesi eğilimini kısaca tartışacağız.

     Kriter göre notlandırmanın yaygın bir şekli, doğru cevapların toplam test soru sayısına oranına göre not verilmesidir. Örneğin, bütün test sorularının en az %85Õ ini doğru yapan öğrencilerinizi A ile ödüllendirmek, %75Õi ile %84Õ ünü doğru cevaplayanlara B vermek gibi...Gerçekçi kriterler belirleyerek bu notlandırma yöntemini adilce kullanmak için, öğrencilerin gösterebilecekleri performans seviyeleri hakkında bir ön bilginizin olması gerekmektedir. Ortalamaya dayalı ve kritere dayalı notlandırma sistemlerinin her ikisi de öğrenciler arasındaki karşılaştırmalara dayanırlar, fakat, sadece ortalamaya göre sistemi bunu notlara karar vermede direkt olarak kullanır.

    Kritere göre notlandırma sistemi (ve kritere göre sistemine göre hazırlanmış testler testleri) son zamanlarda oldukça popüler olmaya başladı. Bunun başlıca üç nedeni vardır. İlki, eğitimcilerin ve ebeveynlerin ortalamaya göre testlerinin ve notlandırma sisteminin öğrencinin güçlü ve zayıf yönleri hakkında çok az bilgi vermesinden yakınmalarıdır. İkincisi, eğitimciler,açıkça belirtilen hedeflerin performans standartlarını veya kriterlerini oluşturduğuna ve bunların da en iyi kritere göre test ölçüleri ile değerlendirilebildiğine inanmaya başlamalarıdır. Üçüncüsü ve belki de en önemlisi ise, okul öğrenimi hakkındaki çağdaş teoriler, öğrencilerin büyük bir kısmının, okul hedeflerini doğru koşullar altında yerine getirebileceğini söylemektedir. Eğer bu varsayım doğru ya da doğruya yakın ise, performanstaki değişmelere dayanan ortalamaya göre ölçme ve notlandırma prosedürleri çekiciliklerini kaybedecektir. Çünkü artık önemli olan öğrencilerin birbirlerine göre değil kendi içlerindeki gelişimleridir.


Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder