Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

13 Nisan 2012 Cuma

Geçmişimi Öğreniyorum Ders Notu 4. Sınıf Sosyal Bilgiler


2. ÜNİTE: GEÇMİŞİMİ ÖĞRENİYORUM
Aile Tarihimiz
Tarih; insanların geçmişte yaşadıklarını yer, zaman ve belge göstererek anlatan bilim dalıdır. Yani tarih bilimi olayları yer ve zaman göstererek belgelemek zorundadır.
Sözlü Tarih ise geçmişte yaşanan olaylarla ilgili olarak o olayları yaşamış kişilerle yapılan görüşmelere denir. Örneğin; aile büyüklerimiz ile ailemizin ve yaşadığımız yerin tarihi hakkında görüşme yaparak aile tarihimizi öğrenmiş oluruz.
Geçmişten Günümüze Kültür
Milli kültürümüz, geçmişten bu zamana kadar yaşadığımız toplumun içinde bulunan gelenek, örf ve adetlerin bütünüdür. Milli kültürümüz ile birlik ve beraberliğimiz güçlenir. Örneğin; bayramlarda küs olanların barışması, insanların birbirlerini ziyaret etmeleri kültürümüzün en güzel örneklerindendir. Yine büyüklerimize karşı saygılı, küçüklerimize karşı sevgili olmak, düğünlerimiz Milli kültürümüzün birer parçalarıdır.
Birlik ve beraberliğimiz için kültürümüzü bilmeli, sahip çıkmalıyız. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk “Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkaracağız” diyerek kültürün önemini vurgulamıştır.
MİLLİ MÜCADELE VE ATATÜRK
Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce devletimizin adı Osmanlı Devleti idi. Osmanlı Devleti padişahlıkla yönetiliyordu ve padişahlık bugünkü yönetim gibi seçimle değil babadan oğla geçiyordu. Zamanla zayıflayan Osmanlı Devleti 1914 yılında başlayan ve dört yıl sürecek olan I. Dünya Savaşı’na katılmıştır. Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’ndan birlikte savaştığı devletlerle birlikte yenilmişlerdir.
      I. Dünya Savaşı sonunda yenilen devletlerle savaşı kazanan devletler arasında antlaşmalar imzalanmıştır. Osmanlı Devleti ile savaşı kazanan devletler arasında 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
Mondros Ateşkes Antlaşmasının şartları oldukça ağırdı. Bu antlaşmada kazanan devletler kendilerini tehlikede gördükleri yerleri işgal edebileceklerini söylemişlerdi. Buna dayanarak savaşı kazanan devletler topraklarımızı işgal etmeye başladılar. 
      Yurdumuzun düşmanlar tarafından işgalini kabullenmeyen, halkın gücüne güvenen Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 yılında halkı işgaller konusunda birleştirmek ve Milli Mücadele’yi başlatmak için Samsun’a ayak basmıştır.
Atatürk, Samsun’dan sonra 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’ni yayınlayarak işgallerin haksızlığından ve mücadele etmenin gerekliliğinden bahsetmiştir. Daha sonra ise önce 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihlerinde Erzurum Kongresi’ni, daha sonra ise        4 – 11 Eylül 1919 tarihlerinde de Sivas Kongrelerinin toplanmasını sağlamıştır.  Sivas Kongresi’nde başında Atatürk’ün bulunduğu Temsil Heyeti kurulmuş, bu heyet 27 Aralık 1919’da Ankara’ya giderek meclis açma çalışmalarına başlamışlardır.
23 Nisan 1920’de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Ankara’da açılmıştır. Meclisin açılmasından sonra işgalcilerle savaşlar yapılmıştır.
Kurtuluş Savaşı’nda;
·         Doğu’da Ermeniler,
·         Güney’de Fransızlar
·         Batı’da ise Yunanlılarla mücadele edilmiştir.
Not: Doğuda Ermenilerle ve Güneyde Fransızlarla yapılan savaşlar kısa sürerken asıl savaşlar Batı cephesinde Yunanlılara karşı olmuştur. Batı’da Yunanlılarla sırasıyla şu savaşlar yapılmıştır.
1.      I. İnönü Savaşı ( 6 – 10 Ocak 1921)
2.      II. İnönü Savaşı ( 23 Mart – 1 Nisan 1921)
3.      Sakarya Meydan Muharebesi (Savaşı) ( 23 Ağustos – 13 Eylül 1921)
4.      Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26 – 30 Ağustos 1922)
Not: Atatürk’e Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra “Gazi” ve “Mareşal” unvanları meclis tarafından verilmiştir.
Kurtuluş Savaşı’ndan zaferle çıkan TBMM ile işgalci devletler arasında önce Mudanya Ateşkes antlaşması, daha sonra ise 24 Temmuz 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması imzalanarak bağımsızlığımızı kazandık. 29 Ekim 1923 yılında ise Cumhuriyet ilan edilerek yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.
Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılmış, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Kazım Orbay, Refet Bele gibi komutanlarda Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasında savaşa yön vermişlerdir. Ayrıca Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında genci, yaşlısı, herkes bir arada mücadele ederek zaferin kazanılmasını sağlamışlardır. 


Benzer Yazılar



1 yorum: