Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

22 Aralık 2011 Perşembe

Oyun Tekerlemeleri, Tekerlemeli Oyunlar


OYUN TEKERLEMELERİ
TEKERLEMELİ OYUNLAR
Bu tür oyunlarda, sözlerle hareketler bir aradadır. Sözlerin çocuklarca yaratılmış ezgileri vardır. Hareketler bu ezgiler eşliğinde yapılır. Tekerlemeli oyunların büyük bölümü kuşaktan kuşağa geçerek günümüze kadar ulaşmışlardır. Yeni yetişenler, istekle ve yanlışsız oynayarak bu tür oyunları daha da geliştirebilirler. Oyunlara yeni renkler, yeni ezgiler katabilirler. Birbirimizi tanımanın en iyi yolu oyunlardır. Mızıkçılık etmeden, tekerlemeli güzel bir oyuna ne dersiniz? Haydi öyleyse oyun başına...

EBE ÇIKARMA
Oyuncular halka şeklinde dizilirler. Sözlere uygun olarak ritmik hareketlerle ebenin ilgisini çekmeye çalşırlar. Bu ritmik hareketler; halkada elele tutuşarak dönme, eller belde halka içine ve dışına yürüme şeklinde olabilir. Bu sırada ebe aşağıdaki tekerlemeyi söyler:
Üşü-düm üşü-düm-daldan-elma-düşürdüm
El-mamı-yedi-ler-bana-cüce-dedi-ler
Cüce-likten-çık-tım-Beyoğ-luna-git-tim
Bey-oğlu-has-ta-çor-bası-tas-ta
Püs-külü-ma-vi-ina-dına-ka-vi
Gel-çık-bal-çık-ben-çık-tım
Ebe olan oyuncu tekerlemenin son sözcüğü "çıktım" dediği anda kime değmişse, bu kez o oyuncu ebe olur. Oyuna yeni ebeyle ve tekerlemenin yinelenmesiyle devam edilir.

AÇ KAPIYI BEZİRGÂNBAŞI
Oyuncular içinden iki elebaşı seçilir. Elebaşılar bir kenara çekilerek kendilerine birer isim alırlar. Ancak diğer oyuncular elebaşı olan arkadaşlarının aldıkları isimleri bilmeyeceklerdir. Diyelim ki elebaşlarından birisi "ayva" diğeri "nar" adlarını almış olsun. "Ayva" ile "nar" karşılıklı durarak elele tutuşurlar ve kollarını kaldırarak bir köprü oluştururlar. Diğer oyuncular bu dizilişi bozmadan aşağıdaki tekerlemeyi söyleyerek köprü altından geçerler:
"Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı..."
"Kapı hakkı ne verirsin? Ne verirsin?"
"Arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun."
Tekerlemede yer alan "Kapı hakkı ne verirsin?" sorusu elebaşılar tarafından sorulmaktadır. Kapı, dizideki ilk oyuncu tarafından açtırılır. Ancak dizinin en arkasında yer alan oyuncu yadigâr edilmiştir. Bunun için en arkada yer alan oyuncu köprü altından geçerken köprü indirilir ve kendisi halkaya alınır. Bu oyuncuya ancak onun duyabileceği bir sesle:
- Ayva mı? Nar mı? diye sorulur.
O da aynı sessizlikte bu isimlerden birini söyler. Hangi ismi söylemişse onun arkasına geçer. Oyuna dizi bitinceye kadar devam edilir. Daha sonra ortaya bir çizgi çekilir. Elebaşılar karşı karşıya geçerler. Birbirlerini çekmeye başlarlar. Hangisi diğerini kendi tarafına çekerse, oyunu o taraf kazanmış olur.

ÜŞÜDÜM ÜŞÜDÜM
Oyuncular iki gruba ayrılırlar. Gruplar karşılıklı olarak geniş kolda dizilirler. Aşağıdaki tekerlemeyi söyleyerek birbirlerine doğru yürürler. Birinci grup yürürken, ikinci grup geriye doğru gider. Tekerleme sonunda iki grup oyuncuları birbirlerine doğru yürüyerek sarılırlar.
I. grup:
- Üşüdüm üşüdüm a benim canım üşüdüm
II. grup:
- Kürkünü giy kürkünü giy a benim canım kürkünü giy
I. grup:
- Kürküm yok kürküm yok a benim canım kürküm yok
II. grup:
- Alsana alsana a benim canım alsana
I. grup:
- Param yok param yok a benim canım param yok
II. grup:
- Bulsana bulsana a benim canım bulsana
I. grup:
- Nereden nereden a benim canım nereden
II. grup:
- Saraydan saraydan a benim canım saraydan
I. grup:
- Asarlar keserler en güzelini seçerler
Gruplar üstlendikleri rolleri değiştirerek, tekerlemeyi yinelerler. Oyun böylece tekrar edilir.

YAĞ SATARIM BAL SATARIM
Oyuncular halka şeklinde dizilip otururlar. Aralarından birisi ebe seçilir. Ebenin elinde ucu düğümlü bir mendil vardır. Elindeki mendili gizleyerek halka şeklinde dizilen oyuncuların etrafında dolanır. Bazen mendili bir oyuncunun arkasına bırakıyormuş gibi duraklar. Buna benzer hareketlerle oyuncuları şaşırtmaya çalışır. Oturanlar arkalarına bakamazlar. Ancak elleriyle yeri yoklayabilirler. Ebe olan oyuncu arkadaşlarının etrafında dönerken, bir taraftan da yandaki tekerlemelerden birini söyler.

Birkaç kez bu şekilde dolandıktan sonra elindeki mendili bir oyuncunun arkasına bırakır. Bunu fark eden oyuncu yerinden fırlar ve ebeyi kovalamaya başlar. Eğer kendi yerine oturmadan yetişirse,yerine oturana dek mendille ebenin sırtına vurur. Oyuncu mendili fark etmezse, halkayı dolanıp gelen ebe, yerdeki mendili alıp ona vurur. Bu kez arkasındaki mendili farketmeyen bu oyuncu ebe olur.
Oyun böylece devam eder.
Yağ satarım, bal satarım
Ustam ölmüş ben satarım
Ustamın kürkü sarıdır
Satsam on beş liradır
Zam-bak, zum-bak
Dön arkana iyi bak
Yağ satarım bal satarım
Ustam ölmüş ben satarım
Alacağına, bulacağına
Bir kaşık ayran
Yarın sabah bayram.

BİRDİRBİR
Bu oyunu erkek çocuklar oynar. Oyuncular 8-10 kişilik gruplara ayrılır. İçlerinden biri ebe seçilir. Ebe olan oyuncu belden öne doğru eğilir, ellerini dizlerinin üzerine koyar. Diğer oyuncular da bu arkadaşlarının üzerinden atlamak üzere art arda dizilirler. İlk sırada yer alan oyuncu "Birdirbir" diyerek ellerini ebenin sırtına bastırıp üzerinden atlar. Diğer oyuncular da onu izlerler. Ancak her biri sırasındaki yerlerine göre veya atlayış sırasına uygun olarak:
- İkidir iki, kurnazdır tilki!
- Üçtür üç, ebelik güç!
- Dörttür dört, kuş gibi öt!
- Beştir beş, seni aldım eş!
- Altıdır altı, o şamarı kim attı!
- Yedidir yedi, elim sırtına değdi!
- Sekizim seksek!
- Dokuzum durak! diyerek ebenin üzerinden atlarlar.
Atlayan her oyuncu olduğu yerde durup kalır. Diğerleri onlara değmemeye çalışır. Bu nedenle ilk atlayan oyuncular ellerinden geldiğince uzak mesafeye atlamaya çalışacaklardır. Dokuzuncu oyuncudan sonraki oyuncular da atlama sırasında şunları söylerler:
- Onum orak, haydi oturak!
- On birim yağlı börek!
- On ikim tuzlu çörek!
Bu atlamalar sırasında, atlayan oyuncu duran bir oyuncuya değerse bu kez ebe kendisi olur. Oyun böylece sürüp gider.

MENEKŞE
Oyuncular el ele tutuşarak karşılıklı dizilirler. Oyun sırası belirlendikten sonra söyleşme başlar:
- Oy menekşe menekşe
- Mendilin yere düşe
- Bizden size kim düşe
- Özlem düşe, tez düşe
Adı söylenen oyuncu koşar. Karşı diziden gözüne kestirdiği iki oyuncunun arasından geçmeye çalışır. Bunun için kollarını havaya kaldırarak hızla indirir. El ele tutuşmuş iki oyuncuyu birbirinden ayırır. Kendine yol açar. Bunu başardığında oyunculardan birini yanına alıp kendi grubuna döner. Başaramazsa esir olur, karşı grupta kalır. Oyun böylece sürer. Karşı oyuncuları tüketen grup oyunu kazanır.

EVELEME GEVELEME
Oyuncular 10-12'şer kişilik gruplara ayrılırlar. Grup içinden bir başkan seçilir. Diğer oyuncular el ele tutuşarak halka oluştururlar. Başkan ortaya geçer. Oyuncular el ele tutuşmuş halde dönerken aşağıdaki tekerleme söylenir.
Eveleme geveleme
Devekuşu kovalama
Çengi çember, miski amber
Tazı tuzu, kelemenin kızı
Ne zaman geldin, yazın geldim
Dizilelim, çözülelim
Bir tahtaya yazılalım
İncik boncuk, gel çık bal çık
Tekerleme söylenirken halka ortasında yer alan oyuncu da eli ile halkadaki oyuncuları saymaktadır. Tekerleme bittiğinde en son kimi saymış ve göstermişse bu kez ebe o oyuncu olur. Oyuna böylece devam edilir.

KUTU KUTU PENSE
Oyuncular daire şeklinde dizilirler. El ele tutuşarak bir yönde dönmeye başlarlar. Ancak dönerlerken hep birden aşağıdaki tekerlemeyi söylerler:
Kutu kutu pense
Elmayı yerse
Arkadaşım Yıldız
Arkasını dönse
Tekerlemenin sonlarında oyunculardan birisinin adı geçmektedir. Adı geçen oyuncu, yüzünü halka dışına döner ve yine arkadaşlarının ellerinden tutar. Bütün oyuncular bu şekilde arkalarını dönerek oyuna devam edilir. Tüm oyuncuların yüzleri halka dışına baktığında, bu kez tekerleme:
Kutu kutu pense
Elmayı yerse
Arkadaşım Ceyda
Ön tarafa dönse
şeklinde söylenir. Oyuna böylece devam edilir.

HOPPACIK
Bu oyun da iki kişiyle oynanır. Oyuncular sırt sırta vererek kollarını kenetlerler. Sonra sırayla eğilerek birbirlerini sırtlarına alırlar. Bu sırada karşılıklı olarak aşağıdaki tekerlemeyi söylerler.
- Gökte ne var?
- Gök boncuk.
- Yerde ne var?
- Yer boncuk.
- Dalda ne var?
- Elmacık.
- Babanın adı ne?
- Yusufçuk.
- Annenin adı ne?
- Fatmacık.
- Kaldır beni hoppacık.
Oyuncular, isterlerse tekerleme içindeki görev yerlerini değiştirerek oyuna devam ederler.

FIŞ FIŞ KAYIKÇI
Bu oyun iki kişiyle oynanır. Oyuncular oturarak el ele tutuşurlar. Kürek çekiyormuş gibi yaparak birbirlerini çekerler. Bu sırada aşağıdaki tekerlemeyi söylerler:
Fış fış kayıkçı
Kayıkçının küreği
Hop hop eder yüreği
Akşama fincan böreği
Bizim evde et var
Bir yaramaz Tekir var
Tekir eti yerse
Annem beni döverse...
Tekerleme bittiğinde her iki oyuncu da ellerini gözlerine götürerek, ağlama taklidi yaparlar.

OYUNLA BİRLİKTE VEYA OYUN SONUNDA SÖYLENEN
DİĞER TEKERLEMELER
Ah benim turnam
Yeşil başlı turnam
Otur desem oturur
Kalk desem kalkar
Büzülüncü büzülür
Süzül desem süzülür
Ellerimizle şap şap şap
Ayaklarımızla rap rap rap
Bir sağa, bir sola
Dans edelim kol kola
Babam yoğurt getirdi
Kedi burnun batırdı
Kedi seni tutarım
Bıyığını yolarım
Aksaray'ın kilidi
Sana vuran kim idi
Amcam oğlu Musacık
Kolu budu kısacık
Şimdi gelir görürsün
Güle güle ölürsün
- Komşu, komşu!
Huuu!..
Oğlun geldi mi?
- Geldi.
- Ne getirdi?
- İnci boncuk.
- Kime kime?
- Sana bana.
- Daha kime?
- Kara kediye.
- Kara kedi nerde?
- Ağaca çıktı.
- Ağaç nerde?
- Balta kesti.
- Balta nerde?
- Suya düştü.
- Su nerde?
- İnek içti.
- İnek nerde?
- Dağa kaçtı.
- Dağ nerde?
- Yandı bitti
Kül oldu...
Yağ yağ yağmur
Teknede hamur
Tarlada çamur
Ver Allah'ım ver
Selli selli yağmur
Yağmur yağıyor
Seller akıyor
Arap kızı
Camdan bakıyor
Mustafa mistik
Arabaya kıstık
Bir mum yaktık
Seyrine baktık
Hacı nine kına döver
Ben bilirim kimi sever
Altın paşayı sever
Altın paşa çardakta
Gümüş yüzük parmakta
Minarede bir kuş var
Kanadında gümüş var
Eniştemin cebinde
Türlü türlü yemiş var
Yemişimi yediler
Bana cüce dediler
Vallahi yemem, billahi yemem
Ben bu işten vazgeçmem.
Top top kadife
Kızın adı Latife
Oturmuş halı dokur
İçinde bülbül okur
Bir tabak gülüm olsa
İki kardeşim olsa
Biri ay, biri yıldız
Biri oğlan, biri kız
Hastayım hasta
Canım ister pasta
Kalk gidelim dansa
Dansta yersin pasta
Kuzu kuzu me
Bin tepeme
Haydi gidelim
Ayşe Teyze'me
Saksağan sek sek
Kuyruğu tümsek
Kuyruğuna binelim
Bizim köye gidelim
Karga karga "gak" dedi
"Çık şu dala bak" dedi
Çıktım baktım o dala
Bu karga ne budala
Karga fındık getirdi
Fare yedi bitirdi
Onu tuttu bir kedi
"Miyav" dedi, "av" dedi
Gıt gıt gıdaaak
Yumurtam sıcaaak
İnanmazsan gel de bak
Evli evine
Köylü köyüne
Kimin evi yoksa


Benzer Yazılar



5 yorum:

  1. güzel ama bilindik mlseff

    YanıtlaSil
  2. MASAL TEKERLEMELERİ
    Dinleyicilerin dikkatini çekmek için masalların özellikle giriş bölümlerinde söylenen farklı uzunluktaki tekerlemelerdir. Masalın düğüm ve çözüm bölümlerinde de tekerleme söylenir. Tekerleme masala başlarken, anlatıcının maharetini ortaya koyması açısından da önem taşır.

    Evvel zaman içinde
    Kalbur saman içinde
    Develer top oynarken
    Eski hamam içinde
    Horozlar tellal iken
    Pireler hamal iken
    Ben anamın beşiğini
    Tıngır mıngır sallar iken
    Anam düştü beşikten
    Babam düştü eşikten
    Biri kaptı maşayı
    Dolandım dört köşeyi.
    Orda ne var dediler
    Bir köy kurmuş keçiler
    Kurt köye muhtar olmuş
    Elini veren kolunu almış
    Diken verenin gülünü almış
    Damla verenin selini almış
    Kovan kovan balını almış
    Bir kurtmuş ki sormayın
    Talkım vermiş ele
    Salkımı almış ele
    İlk lokmayı aşırmış
    İkincisinde çomar
    Karşısına dikilmiş
    Kapanmış mı kapılar
    Kapıyı bırakıp
    Sapı yutmuş
    Balı bırakmış
    Hapı yutmuş.

    Evvel zaman içinde
    Kalbur zaman içinde
    Deve tellal iken
    Sinek berber iken
    Ben annemin babamın beşiğini
    Tıngır mıngır sallar iken
    O yalan bu yalan
    Fili yuttu bir yılan
    Bu da mı yalan...

    Evvel zaman içinde
    Kalbur saman içinde
    Develer tellal iken
    Kurbağa berber iken
    Eski hamam içinde
    Hamamcının tası yok
    Külhancının baltası yok
    Peştamalın ortası yok iken

    Zaman o zaman idi ki
    Bir bineğim var idi,
    Pire yedeğim idi,
    Çavdar kalkanım idi;
    Çamlıbede, çamur dizde,
    Yetmiş karga ayağa kalkar idi ki:
    Ağa geliyor, diye.

    Zaman zaman içinde,
    Kalbur saman içinde...
    Deve tellal iken
    Eski hamam içinde.
    Hamamcının tası yok,
    Hamamın kubbesi yok
    Çarşıda bir tazı gördüm
    Boynunda baltası yok..
    Var varadan, sor sonradan...
    Destursuz bağa girenin hali budur, Padişahım...
    Gittim bir şehre dedim: "Nine, soruş moruş"

    "Oğlum, dedi, beş on kuruş..."
    Sen handa yatmışsın,
    Maraz tutmuşsun;
    İliğin üzüktür,
    Keyfin bozuktur;
    Tek gözünle bakma bana,
    Bir kızım var vereyim sana.
    Dudu dilli, ince belli.."
    Gittim baktım: Yerinden kalkmaz,
    Allah'tan korkmaz
    Kırk yaşındaki kız bana methettiği...

    Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti.
    Altı ay, bir güz gitti.
    Kahve tütün içerek,
    lale sümbül biçerek
    gitti, gitti, bir arpa boyu yol gitti.

    YanıtlaSil
  3. daa kısası yok mu yaaa :(

    YanıtlaSil
  4. hhhuuuu süper kardeşim gibi

    YanıtlaSil