Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Atatürk İlkeleri: Milliyetçilik


Milliyetçilik ilkesinin dayanağı millettir. Atatürk’e göre; “Millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu bir siyasî ve sosyal toplumdur.” Ayrıca bu topluluk aynı vatanın maddî ve manevî değerlerine sahip çıkan, aralarında dil, kültür, tarih ve duygu birliği olan insanlardan oluşur.
 

Atatürk her şart altında güç kaynağı olarak milleti görmüştür. Kurtuluş Savaşı’nda buna sıkı sıkıya bağlı kalmıştır. Gücünü milletten alarak engelleri birer birer aşmıştır. O, vatanı ve milleti ilgilendiren her kararda millete ve onun temsilcilerinin düşüncelerine başvurmuştur.
 
Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi, milletini içtenlikle sevme, çağdaş bir toplum olarak yüceltme ve onun uğrunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmama anlayışına dayanır. Ayrıca toparlayıcı ve birleştiricidir. Çünkü ırkçılık esasına dayanmaz.

Atatürk’e göre milliyetçilik bir duygudur. Dini, mezhebi, dili ne olursa olsun kendini Türk bilen ve Türk hisseden her insan Türk’tür. Atatürk bu inancını Onuncu Yıl Nutku’nda, “Ne mutlu Türk’ün diyene!” diyerek belirtmiştir. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışının bir gereği olarak anayasamızda ”Türkiye Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlanan herkes Türk’tür.” hükmü yer almıştır. Bu hükümle vatandaşlar arasında hiçbir yapılmadığı belirtilmiştir.

 
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, başka milletlerin varlığına saygı gösteren, başkalarının da kendi milletine saygı göstermesini isteyen barışçı, akılcı ve çağdaş bir anlayıştır. Atatürk hu anlayışı şu sözleriyle dile getirmiştir: “Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve uluslar arası ilişkilerde bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber Türk toplumunun özel karakterini ve bağlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”

Atatürk milliyetçiliğinin temel amaçlarından biri, millî birlik ve beraberliktir. Millî birlik ve beraberlik, milleti oluşturan bireylerin kederde, kıvançta, dilde, kültürde ortak bir bilince varması ve beraber hareket etmesidir. Atatürk milliyetçiliğinde millî birlik ve beraberliği güçlendiren unsurlar millî kültür, dil, tarih, kültür ve amaç birliği, Misak -ı Millî, millî eğitim, Türklük bilinci ve manevî değerlerdir. Bu unsurlar içinde millî eğitim başta gelir. Çünkü eğitim ve öğretim olmadan vatan ve millet sevgisi, Misak-ı Millî ‘nin Anlam ve önemi yetişen kuşaklara aktarılamaz. Birlik ve beraberliğimizin temel taşları olan dilimiz, tarihimiz ve millî kültürümüz öğretilemez. Ayrıca Türklük bilinci ile sağlanacak olan ülkü birliği ve manevî değerler güçlendirilemez. Bütün bunlar olmadan da millî birlik ve beraberliğimiz korunamaz.
 
Atatürk, millî birlik ve beraberliğin önemini.şu sözleriyle vurgulamıştır: “Bir yurdun en değerli varlığı, vatandaşlar arasında millî birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve yeteneklerinin olgunluğudur.” Milletimizin temel niteliklerinden biri de güçlü bir millî birlik ve beraberlik ruhuna sahip olmasıdır. Bu özellik, milletimizin-tarih boyunca en zor koşullar altında en büyük tehlikeleri atlatmasını sağlamıştır.
 
Millî birlik, her şeyden önce toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Böylece toplumun çeşitli kesimleri, daha dengeli bir iş bölümü ve iş birliği içinde olur.
 
Millî birlik, vatanımız ve milletimizin güvencesi olan askerî gücümüzü sağlamlaştırır, ordumuzun manevi gücünü oluşturur. Çünkü vatanı savunmak için cephelerde savaşan askerlerimiz, arkalarında millî birlik ve beraberliğin geliştirdiği güveni duyarlar. Nitekim Kurtuluş Savaşı ‘mız bu güvenle kazanılmıştır. Millî birlik ve beraberlik vatanımızın bütünlüğünün de güvencesidir.
 
Atatürk, millî birlik ve beraberliğin esasını oluşturan ülke bütünlüğünün önemini şöyle vurgulamıştır: “Türk vatanının bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar… Vatanın bir avuç toprağına yapılacak saldırının bütün varlığına vurulmuş bir darbe olacağını… Türk milletinin fark etmediğini sanmak hatadır.” Millî birlik ve dayanışmayla, ekonomik ve teknolojik gücümüz artar, siyasî gücümüz gelişir. Çeşitli siyasal kuruluşların üyeleri Türkiye’nin ortak çıkarlarına birlik içinde sahip çıkabilir ve ortak tehlikelerle daha etkili bir biçimde mücadele edebilirler.

Millî birlik ve beraberliği sağlayan Atatürk milliyetçiliği; eğitimde, sağlıkta, yönetimde, savunmada ve ekonomide itici bir güç olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştırmada temel etken milliyetçiliktir. İnkılâpların başarılı olmasını sağlayan bu ilke, Türk milletine millî şuur aşılamış, dil ve tarih inkılâbıyla millî kültürümüzü geliştirmiştir.
 
Milletimizin millî birlik ve beraberlik içinde yaşayabilmesi için bize düşen önemli görevler vardır. Her şeyden önce Atatürk’ün milliyetçilik ilkesine bağlı olmalıyız. Tarihimize sahip çıkmalı, en değerli varlığımız olan dilimizi geliştirmeliyiz. Çünkü dil ve tarih birliği millî kültürümüzün gelişmesini sağlayan temel değerlerdir. Bu değerlere bağlı olarak sürdürülecek millî eğitim de Türklük bilincimizi en üst düzeylere yükseltir.
Anahtar Kelimeleri: Ortak vatan, dil ve kader birliği olmalı, din ve ırk birliği şart değildir.
 
Aşamaları:
- TBMM’nin açılması,

- İstiklal Marşı’nın kabulü,

- Tevhid-i Tedrisat kanunu,

- Kabotaj Kanunu,

- Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları’nın kurulması.

 
Atatürk Milliyetçiliği, milli birlik ve beraberliğimizin temelidir. Milliyetçilik, ait olduğu milletin varlığını sürdürmesi ve güçlenmesi için diğer bireylerle birlikte çalışmaya bu çalışmayı ve bilinci diğer kuşaklara da aktarmaya denir.
Dili, dini, mezhebi, kültürü ne olursa olsun kendini Türk hisseden herkes Türk’tür. Atatürk bunu “Ne Mutlu Türküm Diyene” özdeyişiyle ifade etmiştir.

Şifreler:
“Millet”, “Milli”, “Ulus”, “Misak-ı Milli”, “Türk”, “Türkçe”, “Tarih”, ”TBMM”


Benzer Yazılar



1 yorum: