Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Atatürk İlkeleri: Halkçılık


Halk belirli bir zamanda bir ülkede oturan, o ülkeyi vatan bilen, kaderini, mutluluğunu o ülkeye bağlamış olan insanların bütünüdür.
 
Halkçılık, cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkelerini bütünleyen bir ilkedir. Atatürk, cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkeleriyle halkçılık ilkesinin ilişkisini şöyle belirtmiştir: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.
 
Halkçılık ilkesi, millî egemenliğin de dayanağıdır.
 
Halkçılığın temel hedefi, halk yararına bir politika izlenmesidir..Bu politikanın esasını kimsenin kimseyi baskı altına almaması, herkesin geçim ve sağlık bakımından güvenlik içinde olması, çalışma ve eğitim imkânlarından eşit biçimde yararlanması için ortam sağlanması oluşturur.
 
Halkçılık ilkesi gereği Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkes kanunlar önünde eşittir ve tüm vatandaşlar devlet hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir.

Atatürk’ün halkçılık anlayışı, halkçılığı esas aldığını söyleyen komünizm ve sosyalizm gibi sistemlerden farklıdır. Çünkü o sistemlerde egemenlik belli bir grubun elindedir. Oysa Atatürk’ün halkçılık anlayışı, sınıf ve zümre ayırımını öngörmez, bütün milleti kapsar. Atatürk, bunu şöyle dile getirmiştir. “Bizim düşüncemizde; çiftçi, çoban, işçi, tüccar, sanatkâr, asker, doktor, kısacası herhangi bir toplumsal kurumda çalışan bir vatandaşın hak, çıkar ve hürriyeti eşittir. Atatürk bu sözüyle Türk toplumunda ayrıcalıklara karşı olduğunu da vurgulamış olmaktadır. Atatürk, her fırsatta halkın içinde olmuş, halkın istek ve düşüncelerine önem vermiştir.
 
Halkçılık, cumhuriyetçilik ilkesinin içerdiği demokratik, özgürlükçü, çoğulcu yönetimi destekler. Çünkü halkçılık; cumhuriyet yönetiminde devlet ve millet olanaklarının kullanılmasını ve halk yararının gözetilmesini amaçlar. Sınıf egemenliğini reddeder. Belirli kişilere, ailelere değil, güçsüzlere, halka dönüktür.
 
Halkçılık ilkesine göre bütün vatandaşlar, devlet hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkına sahip olduğu gibi, kanunların öngördüğü biçimde haklarını da arayabilirler. Nitekim anayasamızın 74. maddesinde vatandaşların dilekçe hakkı güvence altına alınmıştır.
 
Halkçılık, ekonomik alandaki çabaların da halkın yararına uygun olmasını öngörür. Çünkü devletin görevi, halkın refah ve mutluluğunu sağlamaktır. Bunun için gelir dağılımında halk yararını gözetir. Çalışanların emeklerinin karşılığını alabilmeleri için, millî gelirin adaletli bir biçimde dağılmasında gerekli önlemleri alır.
 
Halkçılık ilkesi Türk toplumuna herkesin kanun önünde eşit olması ve devlet hizmetlerinden eşit şekilde yararlanması gibi önemli yararlar sağlamıştır. Ayrıca, milletin demokratik haklar elde etmesi de ancak halkçılık ilkesinin uygulanmasıyla sağlanmıştır. Halkçılık ilkesi ile bireyler arasında ve kanunlar karşısında eşitlik getirilmiş, Türk toplumu seçme ve seçilme hakkını kullanarak yönetime katılma olanağına kavuşmuştur.

Anahtar Kelimeleri: Ayrıcalıkların kaldırılması, eşitlik, Dayanışma, Sosyal devlet.
 
Aşamaları:
- Aşar Vergisinin kaldırılması,
- Kıyafet devrimi,
- Tekke ve Zaviyelerin kapatılması,
- Türk Medeni kanununun kabulü,
- Soyadı kanunu,
- Kadınlara Siyasal haklar tanınması.

Türk Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı bulunan insan topluluğudur. Halkçılık, milletin çıkarına ve yararına bir siyaset izlenmesi demektir.
Halkçılıkta belli bir grup, kişi ya da sınıf üstünlüğü yoktur. Kanunlar önünde herkes eşittir.
Şifreler:
“Eşitlik”, ”Hak”, “Egemenlik”, “Adalet”, “Halk”


Benzer Yazılar



3 yorum:

  1. Site Süper Ya Sizi Çoook BeĞwnDim Varr Ya Kaç Saatten bElli Arıyodum çokk TEŞEKKÜRLER yA Sizin Sayenizde eksiksiz Yaptım mucxx çok süpersiniz

    YanıtlaSil