Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

30 Temmuz 2014 Çarşamba

1. Sınıfa Başlayacak Öğrencilerin Velilerine Okul Hazırlığı İle İlgili Tavsiyeler


Okulların açılmasına bir ay gibi bir zaman kala, anne-babalar çocuklarının nasıl bir hazırlık yapması gerektiğini soruyorlar. “Öğretmeniniz ne tavsiye etti?” diyorum öncelikle. Malum; o sınıfı geçen sene okutan ve seneye de okutacak olan öğretmenden daha iyi tavsiyelerde kim bulunabilir. Biz sadece genel tavsiyelerde bulunabiliriz. Özel tavsiyeler, hatta bunlara istek de diyebiliriz, öğretmen tarafından zaten verilmiştir. Ama özellikle birinci sınıfa başlayacak olan velilerin, kafa karışıklığını ve acemiliklerini atlatmaları için ufak birkaç tavsiyede bulunabilirim…


Bildiğiniz gibi, birinci sınıflar diğer sınıflardan bir hafta erken başlıyorlar eğitim yılına. O bir haftalık süreç, onların okula alışması için verilen “Oryantasyon Programı” aslında. Oryantasyon; yani uyum, alışma. Bu süreç içinde, okulun sahip olduğu imkânlar ölçüsünde değişen aktiviteler ile okulu tanıması, okuldan korkmaması ve okula gelmeyi istemesi amaçlanır. Bu noktada, öğretmenler de velilere birinci sınıf velisi nasıl olur, neler yapmalıdır konulu bilgilendirme toplantıları yaparlar. O yüzden ben, okula gidecekleri zaman içerisinde yapılmasının yararlı olduğunu düşündüğüm şeyleri yazacağım.


Birinci sınıf öğretmenliği yaparken, en çok velilerin neyi, nasıl yapacağını bilmemelerinden kaynaklanan sorunlar yaşamıştım. O yüzden olayın velide bittiğini kesin olarak söyleyebilirim. Çünkü öğrenciler daha çok küçük ve neyin ne olduğunu idrak edemiyorlar. Senenin başında velilerime şöyle demiştim: 


“Bu çok özel bir sene. Bu bir sene boyunca, ben de siz de bu çocuklar için bazı şeylerden feragat edeceğiz. En çok yorulacağımız sene bu olacak, ama bu sene yapacaklarımız çocuğunuzun geleceğini belirleyecek. Bu yüzden, ben çocuklarınızdan değil, sizden yardım istiyorum. Onlar değil, siz uğraşacaksınız çünkü ödevlerle…”


Velilerim gülüştüler, ödevlerle siz uğraşacaksınız deyince. Ama okumayı yazmayı bilmeyen öğrencilere verdiğim ödev kâğıtlarını görünce sene içinde, ne demek istediğimi anladılar. Ödevini yapmayan öğrencilerimin şöyle bir savunması oluyordu çünkü: “Öğretmenim annem nasıl yapacağımı söylemedi ki.”


Birinci sınıfta en çok karşılaşılan problem işte budur. Diğer sınıflarda, hatta birinci sınıfın ikinci döneminde dahi, okumayı yazmayı öğrenen öğrenci ödevlerini yaparken kendi kendine yetebilir. Ama etkinliğin nasıl yapılacağını, ne yapılacağını bilmeyen öğrenci; ödevini yapamaz. Bu yüzden ben ev ödevi olan etkinlikleri, çocuklara anlatıyordum. Şöyle yapacaksınız, böyle yapacaksınız diye; ama bahçeye çıkana kadar bile unutabiliyorlardı.


Sene içinde öğrencilerinizin sıkıntı yaşamaması için, yapmanız gereken bazı şeyler var. Daha doğrusu; öğrencinizin okuldaki hayatını kolaylaştırmak ve söylenenleri anlama hızını arttırıp onu başarılı kılmak için yapmanız gerekenler bunlar. Bunlar ne mi, öğrencinizin ulaşması gereken temel beceriler. 


Benim öncül isteğim, her zaman iletişimdir. Çağımızın hastalığı derler, fakat önemsenmez. Okul toplumsal bir yapıdır; çocuğunuz orada birçok insanla birlikte yaşayacak. Bu insanlarla iletişim kurmaktan korkmaması gerekir. Öğretmeniyle, arkadaşlarıyla, okuldaki diğer görevlilerle konuşmaktan korkmaması gerekir. Kendini ifade etmekten korkmamayı, rahatsız olduğu şeyleri söylemesi gerektiğini öğretin ona. En basitinden bu sayede, lavaboya gitmesi gerektiğini söyler ve altına kaçırmaz, arkadaşlarının arasında utanç duymaz.


İkincisi, güvenliktir. Özellikle son dönemlerde bu konuda artan sıkıntılar; ebeveynleri de, onların çocuklarını emanet ettiği biz öğretmenleri de tedirgin ediyor. Özellikle büyük şehirlerdeki kalabalık okullarda, bu konu ciddi sıkıntı. Yine örnek vermek gerekirse, biz birinci sınıf öğretmenleri olarak okul bahçesinde her sınıfa bir köşe seçmiştik. Velilerimiz bizi oralarda bekliyorlar, öğrencilerimiz de çıkınca doğrudan oraya gidiyorlardı. Bunun dışında, öğrencinize kendisi gelmeden okuldan ayrılmayacağını anlatın. Çünkü siz gelmeden, biz onu zaten eve göndermeyiz.


Toplumsal bir yapı dedim okul için, ama aynı zamanda resmî bir kurumdur okul. Bu yüzden belli kuralları vardır. Çocuğunuzun kurallara uyma becerisini geliştirmesini sağlayın. Bu sayede kendisi de, arkadaşları da, siz de, biz de sıkıntı yaşamayız. Kurallara uymayı öğrenmesi için, evde belirli kurallarınız olsun. “Evde dahi kurallar var, okulda elbette olur” algısını çocuğun zihnine yerleştirin. İstediğinin istediği an olamayacağını, artık öğrenme zamanı geldi çünkü.


Diğer önemli nokta ise, öğrencinizin eşyalarını koruyabilme becerisini kazanmış olması. Çocuğunuz, eşyalarını tanımalı ve bu eşyaları çantasına koyabilmeli. Çocuğunuzu bu davranışları tek başına yapabilecek beceriye ulaştırmalısınız. Bu; hem eşyalarını her gün kaybetmesini engeller hem de ödev olarak verilen etkinliklerini önce eve, sonra tekrar okula getirebilir.


İletişim, güvenlik, kurallar ve eşya koruma bilincinden bahsettikten sonra; derslere yapmanız gereken hazırlıklardan bahsedelim. Çocuğunuz temel olarak, etrafındaki nesnelerin isimlerini bilirse iyi olur. Aralık ayına kadarki üç aylık süreçte; okuma yazma öğretimi değil, bu temel becerilerin olduğu bir müfredatları olacak. Nesnelerin isimlerini bilmesi, öğrencinin geri kalmamasını sağlar. 


Nesnelere ek olarak, renklerin isimlerini de öğretebilirsiniz. Renkler ve sayılar, ilk üç ay öğretilecek olan müfredatta verilecek. Fakat sayıları saymayı bilmesi, herhangi bir olumsuzluk yaşatmaz. Bunların yanında; uzamsal terimleri bilmesi de işini kolaylaştıracak. Ön-arka, alt-üst, ileri-geri, yakın-uzak, büyük-küçük, ince-kalın… Bu ifadeleri bilmesi; onları duyduğunda doğrudan uygulamaya geçmesini sağlayacak, bu da sınıfın gerisinde kalmasını engelleyecek.


Biraz uzun oldu, buna rağmen unuttuklarım da olmuş olabilir. Başta da belirttiğim gibi; bu anlattıklarımda amacım, öğrencinizin sınıfta başarılı olması için yapmanız gereken hazırlıklarda fikir verebilmek. Anlattığım becerileri, dediğim gibi zaten ilk üç ayda öğrenecek. Fakat bunları bilerek okula giderse, okuldaki ilk günlerde bunları bildiği için kendine olan güveni artacak. Birinci sınıf öğrencisi için, bundan iyi bir şey yoktur. Çünkü kendine güven duyarsa; sorulan sorulara cevap vermek için istekli olur, etkinliklere katılmak için istekli olur, en önemlisi okula isteyerek gider. Bu da zaten başarıyı getirir. 


Başarılı öğrenciler yetiştirmeniz dileğiyle…


***
Daha fazla bilgi için, sitemizde yer alan "Veliler İçin" konumuza göz atabilirsiniz. Ayrıca soldaki menüden, "1. Sınıf" konularına da bakabilirsiniz. "1. Sınıf Velilerine Önerileri, Öğretmenden Mektup" konusu da sizin için faydalı olabilir...


Benzer Yazılar



1 yorum:

  1. Ellerine ze emeğinize sağlık hocam,bizi bilgilendirdiğiniz için.çok teşekkürler

    YanıtlayınSil