Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

13 Nisan 2013 Cumartesi

Okul Servisi, 3. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı, Dinleme Metni, 5N1K Etkinliği




Sokağın başında bir grup çocuk toplanmıştı. Onlara en son katılan Ercan,
-          Arkadaşlar, diye bağırdı. Bizim okul servisini arkadaki boş arsaya bırakmışlar.
-          Hurdaya mı atmışlar yani, dedi Oktay.
-          Olamaz, dedi Can. Azmi Amca gözü gibi baktığı arabasını nasıl hurdalığa atar? Onunkine benzeyen başka bir araba olmasın?
-          En iyisi gidip bakalım, dedi Banu. Gözlerimizle görüp anlayalım.

Ercan önlerine düştü. Arabanın bırakıldığı arsaya vardılar.
-          Gördünüz mü, dedi Ercan. İnanmıyordunuz bana.
-          Lastiklerinin ikisi çökmüş, dedi Banu. Durumu çok kötü.
-          Farlarının biri de kırık, dedi Oktay.
Çocukların en afacanlarından Can, arabanın ön kapılarından birine yüklendi. “Aaaa!” diye bağırdı. “1” kapısı açılıverdi!
Az önce çekinerek yaklaştıkları arabaya çığlıklar atarak doluştu çocuklar. Can, geçip Azmi Amca’nın koltuğuna oturdu. Banu’yla Ercan öne, diğerleri arkaya geçtiler.
-          Ben şimdi Azmi Amca’yım, dedi Can. Yol boyunca benim dediklerim olacak. Sizleri bir bir evlerinizden alıp okulunuza götüreceğim. Servisimiz kalkıyooor!
Can, direksiyonu kavrayıp usta şoförler gibi pozlar takındı. Kontak anahtarını açıp arabanın çalışmasını taklit etti. Ardından vitesi bire taktı. Aynalara baktı. Yolu kontrol etti. Sinyali verip kornaya bastı.
-          Gerçekten Azmi Amca gibi yaptın, dedi Banu. Ne kadar da dikkat etmişsin ona!
Can yaptığını yaşar gibiydi.
-          Kimse ayağa kalkmasın çocuklar, dedi sesini kalınlaştırarak. Kapılara da yüklenmeyin. Arabamız kalktı artık, ana yola çıkıyoruz.
Yine sinyal verdi. Her şey aslına uygun gidiyordu.
-          Lale Sokağı’na giriyoruz şimdi. Buradan Banu arkadaşımızı alacağız.
-          Banu burada ya, dedi Nilay.
-          Oyunu bozmayalım, diye bağırdı Can. Bakın her şey ne güzel gidiyor. Biraz bekleyeceğiz burada. Saatine baktı. Banu kızımız da hep böyle geç kalır.
-          Bir daha geç kalırsa bırakalım onu, dedi Ercan.
-          Tamam, dedi Can. Banu da en sonunda gözüktü.
Azmi Amca her çocuğu mutlaka karşılar, arabanın kapısını açıp bindirirdi. Can, Azmi amca olduğuna göre aynı şeyleri yapmalıydı. Arabadan indi, Azmi Amca’nın hareketlerini aynen yaptı. Sonra geçip koltuğuna yeniden yerleşti. Yine yol almaya başlamışlardı.
-          Şimdi Kartal Sokak’a sapıyoruz, dedi Can direksiyonu kırarak. Buradan Nilay’la Serkan’ı alacağız. Az ilerden de Oktay’ı.
Vites küçültüp sağa döndü.
Can, Azmi Amca’nın yaptığını yaptı yine: Arabasını stop ettikten sonra dışarı çıkıp onları karşıladı. İkisini de arabaya bindirdikten sonra kapılarını sıkı sıkıya kapattı. Gelip direksiyonun başına oturdu. Vites değiştirip arabasına hız vermişti ki, az sonra yavaşlatıp durdurdu.
-          Niçin durdunuz Azmi Amca, dedi Nilay.
-          Görmüyor musun kızım, dedi. “2” kavşağa geldik. Kırmızı ışık yanıyor.
Bir süre beklediler.
-          Tamam, dedi Serkan. Yeşil yandı.
Kavşağı geçtikten sonra hız yaptılar.
-          Kızım Banu, dedi Can. Sen büyüyünce ne olacaksın bakalım?
Banu bu sorunun yabancısı değildi.
-          Doktor olacağım Azmi Amca, dedi.
-          Belli ki sen iyi doktor olursun kızım. Çabuk oku. Oku da yaşlanan Azmi Amca’na bak.
Can tıpkı Azmi Amca gibi öksürdü.
-          Bakarım Azmi Amca, dedi Banu. Hiç para da almam senden.
-          Biraz müzik dinlesek ya Azmi Amca, dedi Ercan.
-          İyi söyledin be Ercan yavrum, dedi. Sahi unuttuk. Müziksiz dolmuş taksi olur mu hiç?
Hayali radyonun hayali düğmesini açtı.
-          Tam Azmi Amca olup çıktın, dedi Oktay. Bir de şu arabamız gerçekten yürüse.
-          Gerçekten yürüse ne demek, diye sinirlendi Can. Görmüyor  musun, hepinizi evlerinizden aldık, okulunuza gelmek üzereyiz. Sen de tutturmuşsun arabamız yürüse diyorsun. Daha nasıl yürüyecek?
Yeniden gaz verdi arabasına. Ağzıyla hem araba sesi çıkartmaktan, hem müzik çalmaktan yorulmuş gibiydi.  Az sonra arabasını yolun sağına çekip durdurdu. “3”
-          Okulunuza geldiniz çocuklar, dedi. Acele etmeyin. Şimdi Azmi Amca’nız sizi tek tek indirecek.
Arabanın çevresini dolaşıp kapılarını açtı. Çocukların ellerinden tutarak tek tek indirdi. Çocuklar gülüşüyordu durmadan.
-          N’apalım, dedi. Anneniz babanız sizleri bize emanet ediyor. Biz de görevimizi iyi yapmak zorundayız.
-          Allaha ısmarladık Azmi Amca, dedi arabadan inen çocuklar.
-          Öğretmeninizi güzel dinleyin çocuklar, dedi Can. Öyle yaramazlıklar yapmayın. Okul çıkışında Azmi Amca’nız gelip yine sizleri alacak.
El salladı arkalarından. Can, oyunun bittiğinin farkında değildi. Dalıp gitmişti...
-          Azmi Amca olmaya çok alışmıştın Can, dedi Serkan. Ama şimdi de Azmi Amca ben olacağım. Tamam mı?
Serkan, direksiyonun başına geçip oturdu. Yeni bir oyun başlıyordu…
Mehmet Güler




Benzer Yazılar



3 yorum:

  1. bence çok güzel bir şey yapıyorlar
    her sene böyle şeyler yapsınlar

    YanıtlayınSil
  2. bence ben de diyer arkadaşımla aynı düşüncedeyim

    YanıtlayınSil
  3. bence çok güzel bir şey yapıyorlar,her sene böyle şeyler yapsınlar çok güzel gidiyorlar.

    YanıtlayınSil