Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

5 Haziran 2012 Salı

4+4+4 Zorunlu Eğitim Sistemi ile Getirilen Yenilikler Hakkında Sorular ve Cevaplar



ÖNSÖZ
Bilgi çağı olarak nitelendirilen 21. Yüzyılda eğitim, değişimin ve dönüşümün
en temel aktörü haline gelmiştir. Bugün uluslararası toplumda, ilköğretim
eğitiminin yetersiz kaldığı ve tüm nüfusun en azından lise düzeyinde eğitim
alması gerektiği yaygın olarak kabul edilmiştir. 1970’li yıllardan itibaren ise
OECD ülkelerinde lise eğitiminin çağ nüfusunun tamamına yaygınlaştırılması ve
üniversite öncesi eğitimin süresini uzatarak, genç nüfusun mümkün olduğunca
daha uzun süre eğitim alması yönünde politikalar oluşturulmuştur.
Yine dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında; temel eğitim sürecini tek
bir aşamada düzenlemek yerine, öğrencilerin yaş grupları ve fiziksel özellikleri
temelinde bir kademelendirmenin tercih edildiği görülmektedir.
Bu kapsamda öğrencilerin yaş grupları ve bireysel farklılıklarını dikkate
almayan sekiz yıllık kesintisiz eğitimle ülkemizin en önemli zenginliği olan
genç nüfusu bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatmanın
mümkün olmadığından hareketle eğitim sistemimizde yeni bir yapılanmaya
gidilmiştir.

Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen ve zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunla
eğitim sisteminde başlayan yeni dönemin iki temel amacından biri toplumun
ortalama eğitim süresini yükseltmek, diğeri ise eğitim sisteminin bireylerin ilgi,
ihtiyaç ve yeteneklerinin gerektirdiği yönlendirmeyi mümkün kılacak şekilde
düzenlenmesidir.
222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Sonucu
Getirilen Yenilikleri; öğretmenlerimize, yöneticilerimize, eğitim camiasına ve
kamuoyuna en doğru şekilde aktarmak üzere, merak edilen hususlar “12 Yıl
Zorunlu Eğitim, Sorular - Cevaplar” başlığı altında toplanmıştır.
Bu çalışmanın, yeni eğitim düzenlemesi hakkında zihinlerde beliren soruları
aydınlatacağı inancı ve umuduyla, yeni eğitim- öğretim yılının ülkemize hayırlı
uğurlu olmasını diliyorum.
       
Ömer DİNÇER
Milli Eğitim Bakanı5
I- GENEL SORULAR
SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu?
SORU 2: Bu düzenleme ile şimdi durum ne olmuştur?
SORU 3: Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?
SORU 4: Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?
SORU 5: Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?
SORU 6: Böylesine kapsamlı bir düzenleme niçin Hükümet tasarısı olarak değil
de teklif şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu?
SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar olumsuz
yaklaşıyorlar?
SORU 8: Bu yeni sistem 2012 Eylül ayında uygulanacak mı?
II- YAŞLA İLGİLİ SORULAR
SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?
SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?
SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de anaokuluna
çocuğunu vermek isterse ne olacak?
SORU 12: İlkokula kayıt nasıl yapılacak?
SORU 13: Çocuklar daha erken yaşta okula başlayınca, yapılan eğitim onun
için daha ağır kalmayacak mı?
III- OKUL ÖNCESİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 14: Okul öncesi eğitim nasıl uygulanacak?
IV- GEÇİŞ SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 15: İlkokullardan ortaokullara kayıt nasıl olacak?
SORU 16: Ortaokullara sınavla mı geçilecek?
SORU 17: Ortaokul ara sınıflarından (6, 7 ve 8) imam hatip okullarına geçiş
olacak mı?
SORU 18: 2011 - 2012 eğitim – öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri liselere nasıl
geçecek?
SORU 19: Bu sistem özel okullara giriş konusunu değiştirecek mi? Üsküdar
Amerikan, Avusturya Lisesi gibi okullar ortaokul bölümlerini tekrar
açabilecekler mi?
SORU 20: İstanbul Erkek, Galatasaray gibi okullara öğrenci geçişi nasıl olacak?
SORU 21: Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) devam edilecek mi?
SORU 22: Bu sistem lise ve üniversite giriş sınavlarında nasıl değişiklikler
getirecek?6
V- MESLEKİ/TEKNİK EĞİTİM VE YÖNLENDİRME İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 23: Yeni düzenlemede ilk 4 sınıftan sonra mesleklere yönlendirme
olacak mı?
SORU 24: Mesleki ve teknik eğitime öğrenciler ne zaman başlayacak?
VI- PROGRAMLA/MÜFREDATLA İLGİLİ SORULAR
SORU 25: Yeni düzenleme için programlar değişecek mi?
SORU 26: Yeni düzenlemede program nasıl olacak?
VII- SEÇMELİ DERSLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 27: Seçmeli ders ilkokullarda uygulanacak mı?
SORU 28: Seçmeli dersler hangi kademede başlayacak?
SORU 29: Yabancı okullar, örneğin Fransız Lisesi din eğitimini içeren seçmeli
dersleri almak isterse nasıl yapılacak? Kuran-ı Kerim ve Arapça derslerini
isterlerse bu okullar alabilecek mi?
SORU 30: Azınlık okullarında Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı dersi
olacak mı? Farklı dinlere mensup öğrenciler kendi dinlerini mi okullarda
öğrenecekler?
SORU 31: Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler belirlenirken),
toplumsal talepler dikkate alınacak mı? Örneğin, ilkokul öğrencilerine din
eğitimi imkânı sağlanması hususu veya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, 1.
sınıftan itibaren müfredatta yer alacak mı? Ayrıca, farklı din ve mezheplere
göre seçmeli dersler sunulacak mı? Türkiye’de konuşulan dillerin öğretimi
talepleri de dikkate alınacak mı?
VIII- ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 32: Anaokulu öğretmenleri 1. sınıflarda görev alacak mı?
SORU 33: 5. sınıf öğretmenleri ne olacak?
SORU 34: Ortaokullarda sınıf öğretmenleri görev alacak mı?
SORU 35: Din eğitiminin oluşturacağı personel ihtiyacı nasıl karşılanacak?
IX- HAZIRLIK SINIFI İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 36: İlkokuldan sonra özel okullar isterse hazırlık sınıfı açabilecek mi?
X- FİZİKİ YAPI, ORTAOKULLAR VE OKULLARIN YÖNETİMİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 37: Yönetim kadrosu nasıl şekillenecek?
SORU 38: Aynı okul binası farklı okul seviyelerince kullanıldığında yönetim
nasıl oluşturulacaktır?
SORU 39: Aynı okul binasında ilkokulla ortaokul ya da ortaokulla lise
uygulaması nasıl olacak?7
SORU 40: Galatasaray, İstanbul Erkek Lisesi, Fen Liselerinin ortaokulları
açılacak mı?
SORU 41: Mevcut okulların fiziki yapısında bir düzenleme yapılacak mı?
XI- ÇEŞLİTLİ SORULAR
SORU 42: Kur’an-ı Kerim dersinde kıyafetler nasıl olacak?
SORU 43: Ortaokullardan sonra Açık Lise uygulaması nasıl olacak?
SORU 44: Yatılı ilköğretim okullarında hangi öğrenciler okuyacak?
SORU 45: Birleştirilmiş sınıf uygulamaları hangi kademede uygulanacak?
SORU 46: Taşımalı eğitim devam edecek mi?
SORU 47: Taşımalı eğitim liseleri de kapsayacak mı?
SORU 48: İmam hatip okulları ile 4+4+4 konusunun bağlantısı nedir?
SORU 49: İmam-hatip ortaokulları nasıl kurulacak?
SORU 50: Karma eğitim devam edecek mi?
SORU 51: Devam zorunluluğu nasıl olacak?
SORU 52: Her kademede diploma verilecek mi?
SORU 53: Yeni düzenlemede ikili öğretime devam edilecek mi?
SORU 54: Bütün liseler Anadolu Lisesine mi dönüştürülecek?
SORU 55: Bu sistem nedeniyle kız çocuklarının erken evliliğinin yeniden
gündeme geleceği ve artacağı yönünde de çok tartışma yapıldı. Bu sistem kız
çocuklarının erken yaşta evlenmelerine imkân veriyor mu?
SORU 56: Kız çocuklarına yönelik ileri sürülen iddiaların bir benzeri de bu
sistemin çocuk işçiliğini yaygınlaştıracağı yönünde gündeme getirildi. Bu
sonucun meydana gelmesi mümkün mü?
SORU 57: 12 yıllık zorunlu eğitim FATİH Projesini nasıl etkileyecek?
SORU 58: FATİH Projesi ile ilgili ihalelerin Kamu İhale Kanunu kapsamı dışına
çıkarılmasının yolsuzlukla ilgisi nedir?9
I- GENEL SORULAR
SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu?
CEVAP 1: Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında, ortalama
eğitim süresi 11 - 12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye’de ise toplam nüfusun
ortalama eğitim süresi 6 - 6,1 yıl civarındadır. Başka bir ifadeyle, gelişmiş
dünya ülkeleri ile Türkiye’nin eğitim süresi arasında tam yarı yarıya bir fark söz
konusudur.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hemen hepsi
ortalama eğitim sürelerini artırmak suretiyle nüfuslarının büyük bir bölümünü
lise mezunu ya da üniversite mezunu yapmak üzere hedefler koymuşlar
ve bunu gerçekleştirmek için tedbirler almaktadırlar. Avrupa Birliği ülkeleri
2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere
hedeflerini revize ettiler. Japonya ve Güney Kore çağ nüfusunun yüzde 100’ünü
üniversite mezunu yapmaya çalışıyor. Daha birçok ülkeden veya bölgeden
bu tür örnekleri artırmak mümkündür. Ülkemizde ise nüfusun sadece yüzde
28’inin lise mezunu olduğu dikkate alınırsa, bu değişikliğe ihtiyacın ne kadar
büyük olduğu anlaşılmaktadır.
Ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle ve idari uygulamalarla
çağ nüfuslarının okullaşma oranlarında çok önemli mesafeler kat edildiği
görülmektedir. Bu kapsamda okullaşma oranlarında ilköğretim düzeyinde
yüzde 98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşıldığı,
yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’leri yakaladığımız görülmektedir. Buna
karşılık bölgeler arasında ciddi farklılıklar maalesef varlığını korumaktadır.
Örneğin Şırnak’ta ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 30’ların altındadır.
Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran düzenleme ile toplam nüfusun ortalama
eğitim yılı artırılacak ve bu anlamda okullaşma oranındaki bölgesel farklılıklar
da azaltılacaktır.
Düzenlemenin en önemli amaçlarından biri de eğitim sistemimizi
demokratikleştirme ve esnekleştirme arzusudur. Değişik kademelerde
oluşturulacak seçimlik derslerle her kesimden vatandaşlarımızın ve
öğrencilerimizin eğitimden beklentileri, sosyal ve kültürel talepleri karşılanmaya
çalışılacaktır. Öğrenciler sporda, sanatta veya başka bir alanda yetenek sahibi
ise veya bu alanların birinde kendini geliştirmek istiyorsa 5. sınıftan itibaren
kendisine bu imkân tanınmış olacaktır.
Düzenlemeyle getirilen bir başka yenilik ise eğitimin kademelere
bölünmesidir. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli
ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırılmıştır. Böylece 10
kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde
bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmıştır.
Yapılan değişiklik ile ilköğretim çağı 6 - 13 yaş olarak değiştirilmiş ve
Eylül ayı sonu itibarıyla 5 yaşını doldurmuş, 6 yaşına girmiş çocuklarımızın
ilköğretime başlamalarına fırsat verilmiştir. Bu konuda dünya genelindeki
uygulamalarla paralellik sağlanmış, erken yaşta eğitime başlayan bireyin bir
yıl erken hayata adım atması sağlanmıştır. Günümüz dünyasında istenilen her
türlü teknolojik ve fizikî şartların uygunluğu göz önüne alındığında bireyin okula
bir yıl erken başlaması çok önemlidir.
Sekiz yıllık kesintisiz eğitimde 1. sınıf öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisi aynı
bahçede oyun oynuyor, aynı tuvaleti kullanıyor ve aynı kantinde alışveriş yapmak
için sıraya giriyordu. Yetişkin öğrencilerin bedensel üstünlükleri karşısında alt
sınıf öğrencileri ezilebiliyor, ortak mekânlardan yeterince yararlanamıyordu.
Yeni sistem, yaş aralığını düşürerek ilkokulların ayrı binalarda, diğer okullara
(ortaokul ve lise) devam eden öğrencilerin ise farklı binalarda eğitim yapmasına
imkân tanımıştır.
SORU 2: Bu düzenleme ile şimdi durum ne olmuştur?
CEVAP 2: Bu değişikliklerle birlikte halen uygulanmakta olan 8 yıllık
kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirilerek 12
yıllık süre üç kademeye ayrılmıştır. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul (1. 2. 3.
ve 4. sınıf), ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul (5. 6. 7. ve 8. sınıf) ve üçüncü
kademe 4 yıl süreli lise (9. 10. 11. ve 12. sınıf) olarak düzenlenmiştir.
Özellikle ikinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür
bir birey olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim
süreçlerinde özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat
vermektedir.
Eğitim süresinin önemi kadar, öğrencilerin sistem içindeki programlarda
tercih değişikliği yapabilmeleri de en az o kadar önemlidir.
Yeni düzenleme ile ilkokul, ortaokul ve liseler bağımsız (fizikî
olarak) oluşturulabileceği gibi, imkân ve şartların elverişli olmadığı yerlerde
ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte oluşturulmasına da fırsat
verilmektedir.
Ortaokullar, program bütünlüğü korunarak, üst öğretim programlarının
bütününe yönelik olarak fazla sayıda seçeneği barındırıp, lise öğrenim sürecinde
yer alan programların tercih edilmesine fırsat verecek esneklikte tasarlanacaktır. 11
Dünyada da temel dersler dışında bireylerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun
seçmeli derslerden oluşan seçimlik ders programları uygulanmaktadır.
Yeni düzenleme ile ortaokul ve liselerde, Kuran-ı Kerim ve Hz.
Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olarak okutulması sağlanmıştır.
Ayrıca ortaokullarda, yani ikinci 4 yıllık kademede Türkçe, Matematik,
Fen, Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil gibi temel dersler dışında seçimlik dersler ile
lise eğitimi için alt yapı oluşturulacaktır.
Ortaokullardaki temel dersler (core subject) dışındaki seçimlik dersleri,
öğrencinin veya ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme
ESNEKLİĞİ getirilmektedir.
Böylece bireylerin demokratik hak ve taleplerine sınırlama değil, aksine
sağlanan esneklik ile bu hak ve taleplerin kullanılmasına imkân tanınmıştır.
SORU 3: Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?
CEVAP 3: Yeni yapı şu an için sadece ilkokula başlayacak olan öğrenciler
ile 8. sınıfı bitirecek öğrencileri doğrudan ilgilendirmektedir. Ara sınıflar, örneğin
3. sınıfta okuyan bir öğrenci için yeni bir durum şu an için söz konusu değildir.
Onlar, ortaokula geçeceği zaman, yani 4. sınıfı bitirecekleri zaman yeni sistemle
ve onun sunduğu avantajlarla tanışacaklardır.
Sistemin nasıl çalışacağına gelecek olursak: 2012 – 2013 öğretim
yılında 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 5 yaşını tamamlayacak olan çocuklar
ilkokul 1. sınıf öğrencisi olarak kayıt yaptıracaklardır. Şu anda ilköğretim 5,
6 ve 7. sınıflarda okuyan çocuklarımız ise yine aynı ilköğretim okullarında
okumaya devam edeceklerdir. 4. sınıfta okuyan öğrenciler ise artık ilköğretim
5. sınıf değil, ortaokul öğrencisi olacaklar, ancak sınıf numaralarında kesinti ve
yeniden başlama söz konusu olmayacağından 5. sınıf öğrencisi olmaya devam
edeceklerdir.
İlköğretim 8. sınıfta okuyan öğrenciler ise eğitim sisteminden
ayrılamayacaklar ve zorunlu eğitimlerine devam edeceklerdir. Bu öğrenciler
2012 – 2013 öğretim yılında lise 1 (9. sınıf) öğrencisi olarak öğrenimlerine
devam etmek zorundadırlar.
12 yıllık zorunlu eğitime başlama yaşı Eylül sonu itibarıyla 5 yaşını
tamamlayanlar için başlayacağından, doğal olarak gerek okul öncesi gerekse
ilkokul 1. sınıf programı yeni düzenlemelere uygun hale getirilmek üzere gözden
geçirilmektedir.12
Ayrıca, bilindiği gibi bu değişiklikler yapılmadan önce de gerek
ilköğretim okullarında gerekse ortaöğretim okullarında okutulacak dersler
Talim ve Terbiye Kurulunun kararı ile belirleniyordu. Hangi derslerin zorunlu
ders olarak tüm öğrencilere, hangi derslerin ise seçimlik ders olarak seçen
öğrencilere okutulacağı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile belirlenebiliyordu.
Şimdi ise yine Talim ve Terbiye Kurulu hangi derslerin zorunlu dersler,
hangi derslerin seçimlik dersler olacağını belirleyecek, ancak Kanunda yer
alan hüküm gereği ayrıca ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında farklı
programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde bu belirlemeyi yapacaktır.
Yine ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi ve tercihlerine
göre seçimlik dersler oluşturulacaktır. Ayrıca, tüm ortaokul ve liselerde Kur’an-ı
Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak
dersler arasında yer alacaktır.
Yeni sistemin çalışmasıyla ilgili olarak şu hususu da belirtmek gerekir.
İlkokul 4. sınıfı tamamlayan çocuklar ya imam hatip ortaokullarına ya da diğer
ortaokullara gidebileceklerdir. Ancak bu konuda şunu ifade etmekte yarar
vardır: Genel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında okutulacak zorunlu
dersler ile isteğe bağlı seçmeli olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı
derslerinde herhangi bir fark olmayacak, sadece diğer seçmeli derslerde
farklılıklar oluşabilecektir.
SORU 4: Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?
CEVAP 4: Bu konudaki isimlendirmenin temeli 2010 yılında yapılan Milli
Eğitim Şurasında alınan kararlara dayanmaktadır. Ayrıca şunu da ifade etmek
gerekir ki, dünyada bu konuda o kadar çok çeşitli kademelendirme var ki, bir
kaçını örnek olarak verirsek: 8+4, 3+5+2, 4+5+2, 5+4+3, 5+3+4, 6+2+4, 6+3+2,
6+3+3, 6+3+4, 7+3+2. Her bir ülke kendi gelenekleri, kültürleri, bulunduğu
coğrafi konum vb. gibi birçok sebeple bu kademeleri oluşturuyor. Eğer bize
neden 4+4+4 diye sorulursa, benzer bir sorunun mesela Hollanda’ya neden
6+2+4, Japonya’ya neden 6+3+3, Rusya’ya neden 4+5+2, Fransa’ya neden
5+4+3 … şeklinde sorulması gerekir.
Yeni yapıda, hedeflenen esnek program anlayışı ve çocukların gelişim
özellikleri esas alınarak bu kademelendirme yapılmıştır. İlk dört, çocuğun okula
alıştığı ve temel becerileri kazandığı evredir. İkinci dört, çocuğun yeteneklerini
sınadığı ve geliştirdiği bir kademedir. Üçüncü dört ise çocuğun yetenek, gelişim
ve tercihleri doğrultusunda genel eğitim veya mesleki ve teknik eğitim alacağı
kademedir.13
SORU 5: Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?
CEVAP 5: 1997 yılında 8 yıllık KESİNTİSİZ zorunlu eğitim, hiçbir hazırlık
yapılmadan ve olağanüstü yönetim şartlarının geçerli olduğu bir dönemde, bir
dayatma olarak getirildiğinden bu yana eğitim yapımızın kesintili veya kesintisiz
olması tartışılmaktadır. Yani kesintililik veya kesintisizlik sorunu bu ülkede 15
yıldır tartışılan bir konudur.
Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana zorunlu eğitim
süresinin uzatılması her kesim tarafından ileri sürülmüş ve genel kabul görmüş bir
düşüncedir. Nitekim zaman zaman zorunlu eğitim süreleri uzatılmış, son olarak
1997 yılında 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu sürenin kesintisiz olması, biraz önce de
ifade edildiği gibi ilk gününden itibaren eğitim camiası, akademi dünyası, çeşitli
toplum kesimleri ve siyasiler tarafından sürekli tartışılmıştır. Diğer taraftan son
yıllardaki Milli Eğitim Şuralarına da bakıldığında bu tartışmaların yapıldığını
ve son olarak 2010 Şurasında tavsiye kararına dönüştürüldüğünü görüyoruz.
Ayrıca teklif verildikten sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki çalışmalar süresince konuyla ilgili tüm
sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin görüş ve önerileri alınmak üzere
dinlenmiş, uygun olanlar metne yansıtılmış, Genel Kurul çalışmaları süresince
de toplumdaki tartışmalar, değerlendirmeler, öneriler dikkate alınarak bazı
değişiklikler gerçekleştirilmiştir.
SORU 6: Böylesine kapsamlı bir düzenleme niçin Hükümet tasarısı
olarak değil de teklif şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu?
CEVAP 6: Türkiye Büyük Millet Meclisi bilindiği gibi yasama organımızdır.
Anayasanın 88 inci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin her
biri her konuda kanun teklifi verebilir. Dolayısıyla milletvekilleri Milli Eğitim
Sistemi ile ilgili konularda da kanun teklifi verme ehliyetine sahiptir. Bir konunun
kanunlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisinde belli bir çoğunlukta kabul
edilmesine bağlıdır. Yoksa kanun teklifi veya kanun tasarısı olmuş olmasının
hiçbir önemi yoktur. Kanunlaşan metinlerin uygulanmasında da bunun hiçbir
önemi yoktur. Bu artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesidir.
SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar
olumsuz yaklaşıyorlar?
CEVAP 7: Bu düzenlemeye karşı çıkışları iki temel nedene dayandırabiliriz.
Birincisinde ideolojik bir bakış vardır. Böyle düşünenler, bireysel ve kültürel
farklılıkları bir potada eriterek tek tip insan yetiştirmek alışkanlığından
vazgeçemiyorlar. Dünyayla rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyorlar.14
İkinci neden ise bilgi eksikliği, yapılan değişikliğin objektif bir şekilde ve
çok yönlü değerlendirilememesidir. Eğitim ile ilgili konularda bilimsel yeterliliği
bulunmayan ve düzenlemeden habersiz, ama kategorik olarak belirli bir taraf
içinde olanların eleştirileri gerçeği yansıtmamaktadır.
SORU 8: Bu yeni sitem 2012 Eylül ayında uygulanacak mı?
CEVAP 8: Bu Kanunla getirilen sistem 2012 - 2013 öğretim yılında
uygulamaya geçirilecektir. Bu sene 4. sınıfı tamamlayan ilköğretim öğrencileri
ortaokul 1. sınıf öğrencisi olarak, 8. sınıfı tamamlayan öğrenciler ise zorunlu
eğitim kapsamında 9. sınıfa (liseye) başlamak zorundadır.15
II- YAŞLA İLGİLİ SORULAR
SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?
CEVAP 9: Okul öncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik
yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki
çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış
çocuklar okul öncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime
başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusudur. Buna
göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37 - 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda
veya uygulama sınıflarında, 48 - 66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında
okul öncesi eğitim almaları sağlanacaktır
SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?
CEVAP 10: Esasen ilkokula başlama yaşında yeni düzenleme ile milli
eğitim sistemimizin iki temel kanunu olan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim
Kanunu ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda önceki düzenlemeye göre
bir farklılık yapılmamış, sadece iki kanun arasında paralellik sağlanmıştır.
Her iki kanunda da aynı şekilde düzenlenen 5 yaşını o yılın Eylül ayı
sonunda dolduran öğrenciler ilkokula başlar hükmü gereğince, 2012 – 2013
öğretim yılından itibaren esasen 30 Eylül 2012 itibarıyla 60 ayını dolduran
çocukların ilkokula başlamaları gerekmektedir. Ancak kamuoyunda yaşanan
yoğun tartışmalar, talepler ve Bakanlık olarak değerlendirmelerimiz sonucunda
Eylül sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların ilkokula kayıt yaptırmasına
karar vermiş bulunuyoruz.
2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla
66. ayını tamamlayacak çocuklar olan 30 Eylül 2007 tarihinde ve öncesinde
doğmuş öğrencilerin okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi
sistemle yapılacaktır. Ancak, yaşça kayıt hakkı elde etmemiş olduğu halde fizikî
ve ruhî gelişim yönünden hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar
da velisinin yazılı isteği üzerine ilkokul eğitimine yönlendirilebilir.
SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de
anaokuluna çocuğunu vermek isterse ne olacak?
CEVAP 11: 2007 yılı doğumluları doğum aylarına göre ayrıştırarak
değerlendirmek gerekir. Bir önceki soruda da ifade edildiği gibi, 2012 - 2013
eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66. ayını dolduranların
kayıt işlemi e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. 30 Eylül
2007 tarihinden sonra doğan ve gelişim yönünden yeterince hazır olduğu 16
düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar ise velisinin istemesi halinde ilkokula
yönlendirilebilecek, aksi halde okul öncesi eğitim kurumlarına devamları
sağlanacaktır.
SORU 12: İlkokula kayıt nasıl yapılacak?
CEVAP 12: 2012 - 2013 eğitim öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi
itibarıyla 66. ayını dolduranların (30 Eylül 2007 ve öncesinde doğanların) ilkokul
birinci sınıf kayıtları e-okul sistemi üzerinden adrese dayalı veri tabanından
alınan bilgilerle otomatik olarak yapılacaktır. Velilerin kayıt ile ilgili yapacakları
herhangi bir işlem olmayacaktır.
SORU 13: Çocuklar daha erken yaşta okula başlayınca, yapılan eğitim
onun için daha ağır kalmayacak mı?
CEVAP 13: Yeni düzenleme ile ilköğretim birinci sınıfa o eğitim öğretim
yılı için 30 Eylül itibariyle 66. ayını dolduranlar kayıt olacaktır. Daha önceki
uygulamada ise o yılın 31 Aralık tarihi itibariyle 72. ayını dolduranlar kayıt
olmaktaydı. Dolayısıyla okulların eğitime başladığı Eylül itibarıyla bu çocuklar
68 – 69 aylık oluyorlardı. Bakıldığında yeni uygulama ile eski uygulama arasında
fark sadece 2 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Yani 2 ay daha erken ilkokul birinci
sınıfa başlayacaklardır. Bu fark çocukların fizikî ve ruhî gelişiminde olumsuzluk
yaratmayacaktır. Ayrıca birinci sınıfta uygulanacak programlar yeni durum
nedeniyle yaş grubuna uygun olarak revize edilmektedir.
III- OKULÖNCESİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 14: Okul öncesi eğitim nasıl uygulanacak?
CEVAP 14: Yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle 37 ila 66 ay arasındaki
çocuklarımız okul öncesi eğitim çağını oluşturacaktır. Önceden 61 – 72 ay
arasındaki çocukların okul öncesi eğitimde yüzde 100 okullaşma hedefi varken,
şimdi yeni düzenleme sonucunda 48 – 66 ay arasındaki çocuklarda yüzde 100
okullaşmayı sağlamak hedefimiz oluşmuştur. Diğer taraftan şu anda faaliyetleri
devam eden “3, 4, 5 Erken Eğitimi Seç” programını uygulayan Bakanlığımızın
okul öncesi eğitimde hedefi yine %100 okullaşmadır.17
IV- GEÇİŞ SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 15: İlkokullardan ortaokullara kayıt nasıl olacak?
CEVAP 15: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta
okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012 - 2013 eğitim ve öğretim
yılında ortaokul 1. (5.) sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak
yapılacaktır. Yani eğitim bölgelerinde ilkokul ve ortaokul olarak belirlenen
okullara kayıt sistemi sadece ilkokullara yeni kayıt olacak 1. sınıflar ile
ortaokullarda 5. sınıf öğrencilerinin tamamı için e-okul sisteminden yapılacaktır.
Ancak 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan
imam hatip ortaokulları varsa bu okullara devam etmek isteyen 5. sınıf
öğrencilerinin kayıtları velileri tarafından bu okullara yapılacaktır. Dolayısıyla bu
çocukların imam hatip ortaokullarına kayıtları yapıldığında e-okul sisteminden
kaydının yapıldığı ortaokuldan kaydı düşülecektir.
SORU 16: Ortaokullara sınavla mı geçilecek?
CEVAP 16: Bütün ortaokullara geçiş herhangi bir sınava tabi olmaksızın
e-okul sisteminden merkezi olarak adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine
göre yapılacaktır.
SORU 17: Ortaokul ara sınıflarından (6, 7 ve 8) imam hatip
ortaokullarına geçiş olacak mı?
CEVAP 17: Eylül 2012 tarihi itibariyle uygulanacak olan yeni eğitim
sisteminde imam hatip ortaokullarının sadece 5. sınıflarına öğrencileri alınacaktır.
İmam hatip ortaokullarında uygulanacak olan öğretim programlarının (Kuranı
Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı gibi) uygulanmasında bütünlüğün sağlanması
için bu uygulama gereklidir. Bu nedenle ortaokulların (ilköğretim okullarının)
ara sınıflarında okuyan öğrencilerin imam hatip ortaokullarına geçişi mümkün
değildir. Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci
maddeye göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7, ve 8
inci sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır.
SORU 18: 2011 - 2012 eğitim – öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri
liselere nasıl geçecek?
CEVAP 18: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan
öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve özel yetenek sınavı sonuçlarına
göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen
öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının ilçe yöneticilerimizin
koordinasyon ve takibi sonucunda tercihleri ve kapasite imkanları çerçevesinde 18
genel liselere, imam hatip liselerine ve mesleki ve teknik liselere kayıt
yaptırmaları sağlanacak ve bu e-okul sisteminden takip edilecektir.
SORU 19: Bu sistem özel okullara giriş konusunu değiştirecek mi?
Üsküdar Amerikan, Avusturya Lisesi gibi okullar ortaokul bölümlerini tekrar
açabilecekler mi?
CEVAP 19: Özel Yabancı Okullar ile Özel Okulları birbirinden ayırmak
gerekmektedir.
Özel okullar tamamen Türk eğitim mevzuatına tabi olup mevzuattaki
her türlü değişikliklere uymakla yükümlüdür. Nitekim 222 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinde “Türk vatandaşı kız ve erkek çocuklar ilköğrenimlerini resmi veya
özel Türk ilköğretim okullarında yapmakla mükelleftir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu Kanun hükmü doğrultusunda yabancı okullar ortaokul açamazlar.
Özel Türk okulları ise bağımsız ortaokul açabileceklerdir.
SORU 20: İstanbul Erkek, Galatasaray gibi okullara öğrenci geçişi nasıl
olacak?
CEVAP 20: Mevcut durumdaki öğrenci kabul esas ve usulleri
uygulanmaya devam edecektir.
SORU 21: Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) devam edilecek mi?
CEVAP 21: Yakın zamanda sınav sisteminde önemli değişiklikler
olmayacak, ancak uzun dönemde lise eğitiminde okul çeşitliliği yerine program
çeşitliliği esas olacağından bu sınavların eleme, sıralama ve yerleştirme amaçlı
olması yerine, programlardaki kazanımların ölçülmesi ve değerlendirilmesi
amaçlı yapılması öngörülmektedir.
SORU 22: Bu sistem lise ve üniversite giriş sınavlarında nasıl
değişiklikler getirecek?
CEVAP 22: Sınav sistemlerinde kısa sürede herhangi bir değişiklik
beklenmemelidir.
Zaten ilkokulu bitiren öğrencilerin ortaokullara devam etmesinde
herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.
Ortaokulu bitiren öğrencilerin liselere devamı konusunda ise birkaç yıl
daha Seviye Belirleme Sınavına (SBS) göre bir seçme süreci devam edecektir. 19
Esasen bu konu diğer bazı konulardaki çalışmalarımızla birlikte değerlendirilmesi
gereken bir konudur. Bilindiği gibi, lise (ortaöğretim) düzeyinde temel olarak
iki farklı tür bulunmaktadır. Genel ortaöğretim kurumları (liseler) ve mesleki
ve teknik ortaöğretim kurumları (liseler). Ancak bunların içindeki türlere
geçildiğinde tür ve program bazında farklılıklar çoğalmaktadır. Son yıllarda
bu türlerin azaltılması ve programların güncellenerek artırılması yönünde bir
çalışma Bakanlığımızda devam etmektedir. Şu anda sistemde bulunan genel
ortaöğretim kurumları genel liseler, Anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler
liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, güzel sanatlar ve spor liseleridir.
Ayrıca, iki öğretim yılı boyunca uygulamaya devam edilen genel liselerin
Anadolu liselerine dönüştürülmesi çalışmaları bu öğretim yılında da devam
etmektedir. Önümüzdeki öğretim yılı sonunda bu çalışma tamamlanarak genel
liseler tamamen kaldırılacak ve bunlar ya Anadolu Lisesi ya da mesleki ve teknik
liseye dönüşmüş olacaktır. Bu çalışma tamamlandığında hem tür bazında azalma
hem de türlerin programları bazında bazı değişiklikler hayata geçirilecektir.
Mesleki ve teknik eğitimde ise türlerin tamamının kaldırılması ve
programların güncellenerek artırılması çalışması devam etmektedir. Bunların
sonucunda türler arasında programlardan kaynaklanan kalite farklılıkları
kaldırılmış olacak ve ortaokullardan liselere geçişlerde seçme ve sıralamaya
dayalı merkezi sınav uygulaması da gereksiz hale gelecektir.
Liselerden üniversiteye geçişte ise yine makul bir süre sonunda
yerleşme sisteminde değişiklikler gerçekleştirilecektir. Bu süre içinde ise
öncelikle üniversite eğitimindeki kapasite arzını artırmak ilk hedefimizdir. Her
ne kadar şu anda açık öğretim dâhil üniversitelerimizin kontenjanları liselerden
o yıl mezun olan öğrenci sayısına ulaşmış ise de, geçmişten gelen bir birikim
bulunması ve eğitim alanı veya üniversitesi tercihlerinde değişiklik yapmak
isteyen öğrencilerin de taleplerini karşılayacak kadar kontenjan oluşmasına
halen ihtiyaç bulunmaktadır.
Gerek lise düzeyindeki kurumlarımızın türlerinde ve programlarında
gerçekleştirilecek değişiklikler ve bunlar arasındaki kalite farklılıklarını
kaldıracak yeni uygulamalarımız, gerekse üniversitelerimizdeki gelişmeler
sonucunda birkaç yıl içerisinde liselerden üniversitelere geçiş sisteminde de
değişiklikler yapılmasını sağlayacak ortamı oluşturacak ve şimdiki gibi öğrenci
seçme, sıralama ve elemeye dayalı merkezi sınav sistemi ortadan kaldırılmış
olacaktır. Öğrenci seçmeye dayalı sınavlar yerine eğitim sisteminin kalitesini
ölçen değerlendirmelere yönelmek ve meslek liselerini güçlendirmek bu tarz
sınavların ve dolayısıyla dershanelerin önemini de azaltacaktır.20
V- MESLEKİ/TEKNİK EĞİTİM VE YÖNLENDİRME İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 23: Yeni düzenlemede ilk 4 sınıftan sonra mesleklere
yönlendirme olacak mı?
CEVAP 23: Kanunun hiçbir yerinde yönlendirmeden söz edilmemektedir.
Bu vesile ile ilkokullarda yönlendirmenin yapılacağı, 9 yaşındaki çocukların
mesleki eğitime başlatılacağı şeklindeki açıklamaların ne kanunla ne
pedagoji bilimi ile ne de Bakanlığımız amaçlarıyla ve dünyadaki gelişmelerle
bağdaşmadığını açıkça ifade etmek gerekir. Kaldı ki dünyada mesleki eğitim
gittikçe yüksek öğretim düzeyine çekilmektedir. Bizce de doğrusu budur.
Bireyin hayatında başarılı ve mutlu olabilmesi için bazı niteliklere sahip
olması gerekmektedir. Rehberliğin amacı da bireyin bu nitelikleri kazanmasına
yardım etmektedir. Bu nitelikler;
- Verimli çalışma,
- Sınava hazırlanma,
- Zamanı iyi kullanma,
- Etkili karar verme,
- Problem çözebilme,
- Plan yapabilme,
- Kendini tanıma,
- Etkili iletişim,
- Meslekleri tanıma,
- Kendi yetenek, ilgi ve kişilik özelliklerini tanıma,
- Meslekler arası bağ kurabilme,
- Toplum hayatına uyum sağlayabilme,
- Başkalarına saygı ve yardımlaşma gibi bilgi, değer ve yeteneklerdir.
Öğrencilerin psikolojik açıdan sağlıklı, kendini tanıyan, güven duyan,
uygun eğitsel ve mesleki kararlar alabilen, kişiler arası iletişim becerileri gelişmiş,
kendini doğru ifade edebilen, üretken ve hayattan zevk alan bireyler olmalarına
yardımcı olmak üzere rehberlik ve yönlendirme etkinlikleri halihazırda
ilkokullarda 1 – 5. sınıflarda serbest etkinlik çalışmalarında ve ortaokullarda
da 6 – 8. sınıflarda rehberlik/sosyal etkinlikler dersinde verilmektedir. Ayrıca
ortaöğretim okullarında 9 – 12. sınıflarda ortaöğretim rehberlik ve yönlendirme
dersi programı uygulanmaktadır.
Rehberlik ve yönlendirmenin temel amacı mutlu ve başarılı bir hayatın
parçası olan meslek seçiminde doğru kaynakların kullanılmasıdır. Bu amaçla
ulusal mesleki bilgi sistemi oluşturularak öğrencilerin önce kendilerini tanımaları
ve iş imkânlarını öğrenerek eğitimlerini planlamalarına destek verilmektedir.21
Eğitim sistemimize getirilen esneklik ile öğrenciler ortaokul sonunda
da farklı programlara devam imkânına kavuşmuşlardır. Kaldı ki öğrencilerimiz
üniversiteye girişteki katsayı farklılığının kaldırılmasıyla ortaöğretim sonunda
da istek, ilgi ve yeteneklerine ve akademik yeterliliklerine göre tercih hakkına
sahip olmuşlardır.
SORU 24: Mesleki ve teknik eğitime öğrenciler ne zaman başlayacak?
CEVAP 24: Bu konuda çok yoğun bir şekilde kara propaganda
yapılmaktadır. Yapılan değişikliklerin hiçbir yerinde ortaokullarda meslekî
eğitimden ve 9 yaşında mesleki eğitime başlamaktan söz edilmemektedir. Eğer
bundan amaç imam hatip ortaokulları ise evet bu değişikliklerle sadece imam
hatip ortaokulları kurulmuştur. İlkokulu bitiren çocuklardan dileyenler imam
hatip ortaokullarına devam edebileceklerdir. Ancak bu okullardaki zorunlu
dersler ile genel ortaokullardaki zorunlu dersler arasında herhangi bir farklılık
olmayacaktır. Sadece bu zorunlu derslere ilave olarak imam hatip programları
ile ilgili olacak diğer dersler yer alacaktır. Kaldı ki, genel ortaokullarda da
seçmeli dersler arasında din eğitimine dair dersler yer alacaktır. İmam hatip
ortaokullarının dışındaki ortaokulların hiç birisi meslekî eğitim veren ortaokul
değildir. Bu nedenle meslekî ve teknik eğitim 9. sınıfta, yani üçüncü kademede
(4’te) başlamaktadır. Hatta şu anda yürürlükte bulunan sistemimize göre
mesleki ve teknik liselerin 9. sınıflarında genel liselerin 9. sınıflarında uygulanan
müfredat uygulanmakta, yani ortak müfredat uygulanmakta ve doğrudan
mesleğe yönelik programlar 10. sınıftan itibaren başlamaktadır. Esasen bu
nedenle de Yükseköğretime Geçiş Sınavında (YGS) 9. sınıf ve önceki sınıfların
program ve kazanımlarından sorular sorulmaktadır.22
VI- PROGRAMLA/MÜFREDATLA İLGİLİ SORULAR
SORU 25: Yeni düzenleme için programlar değişecek mi?
CEVAP 25: İlkokul programları kademeli olarak yenilenecektir. Özellikle
ilkokula başlama yaşına paralel olarak program hazırlıklarımız daha önceden
başlamış ve tamamlanmak üzeredir. 2012 - 2013 eğitim-öğretim yılı için
yeni ders kitapları yazılmasını gerektirecek boyutta bir program değişikliği
olmayacaktır. Ancak izleyen öğretim yıllarında kademeli olarak öğretim
programlarında uyarlamalar ve buna bağlı olarak da ders kitaplarında bazı
değişiklikler yapılması gündeme gelebilecektir.
SORU 26: Yeni düzenlemede program nasıl olacak?
CEVAP 26: İlkokullarda, ilköğretim 2 - 4. sınıflarında okutulan program
yine okutulmaya devam edecek. Ancak 1. sınıf programlarında yeni yaş durumu
dikkate alınarak bu yaş durumuna uygun gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
İlkokullar, öğrencilerin çevreye duyarlılıklarını artıracak, okuma yazma
becerilerini geliştirecek, sosyalleşmelerini sağlayacak ve temel yaşam kurallarını
öğrenecekleri bir eğitim kademesi olacaktır.
VII- SEÇMELİ DERSLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 27: Seçmeli ders ilkokullarda uygulanacak mı?
CEVAP 27: İlkokullarda seçmeli ders uygulaması olmayacaktır. Seçmeli
dersler ortaokul ve liselerde uygulanacaktır.
SORU 28: Seçmeli dersler hangi kademede başlayacak?
CEVAP 28: Kanunda “Ortaokul ve liselerde, Kur’an-ı Kerim ve
Hz. Peygamberimizin Hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur”
denilmektedir. Diğer seçimlik derslerin adı geçmemektedir. Ancak ortaokul ve
lisede seçmeli dersler için geniş bir havuz oluşturulacak ve okulların öğretmenler
kurulu bu havuzdan dersleri seçecektir.
Ortaokullarda ve liselerde okuyan tüm öğrencilerimiz seçmeli dersleri
alabileceklerdir.23
SORU 29: Yabancı okullar, örneğin Fransız Lisesi din eğitimini içeren
seçmeli dersleri almak isterse nasıl yapılacak? Kuran-ı Kerim ve Arapça
derslerini isterlerse bu okullar alabilecek mi?
CEVAP 29: Yabancı okullar Türk mevzuatına tabidir. Dengi resmi
okullarımız için konulmuş programlar bunlar için de geçerli olacaktır.
SORU 30: Azınlık okullarında Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin
Hayatı dersi olacak mı? Farklı dinlere mensup öğrenciler kendi dinlerini mi
okullarda öğrenecekler?
CEVAP 30: Azınlık okullarında okuyan öğrenciler için Kur’an-ı Kerim ve
Hz. Peygamberimizin Hayatı ders olarak okutulmayacaktır.
Azınlık okullarında kendi dinleriyle ilgili dersler zaten okutulmaktadır.
SORU 31: Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler
belirlenirken), toplumsal talepler dikkate alınacak mı? Örneğin, ilkokul
öğrencilerine din eğitimi imkânı sağlanması hususu veya Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi dersi 1. sınıftan itibaren müfredatta yer alacak mı? Ayrıca, farklı din ve
mezheplere göre seçmeli dersler sunulacak mı? Türkiye’de konuşulan dillerin
öğretimi talepleri de dikkate alınacak mı?
CEVAP 31: İlköğretim okullarında seçmeli dersler belirlenirken
öğrencilerin gelişim özelliklerinin yanı sıra ilgi ve ihtiyaçlarının da dikkate
alınması gerektiği Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 2010 yılında aldığı
75 sayılı Kurul Kararında açıkça belirtilmiştir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi
ilkokul 4. sınıftan itibaren okutulmaktadır. Farklı din ve mezheplere göre
seçmeli derslerin okutulması ya da Türkiye’de konuşulan farklı dillerin öğretimi
konusunda öğretim programlarının yanı sıra öğretmen faktörünün de göz önüne
alınması gerekir. Gelişim özellikleri dikkate alındığında 1. sınıftan itibaren ahlak
eğitimi, değer eğitimi veya karakter eğitimi gibi uygulama temelli derslere yer
verilebilir.24
VIII- ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 32: Anaokulu öğretmenleri 1. sınıflarda görev alacak mı?
CEVAP 32: Okul öncesi öğretmenleri yine okul öncesi öğrencilerine,
sınıf öğretmenleri ise ilkokuldaki öğrencilere ders vereceklerdir. Okul öncesi
öğretmenlerinin ilkokul öğrencilerine ders vermesini gerektirecek bir durum
söz konusu olmayacaktır.
SORU 33: 5. sınıf öğretmenleri ne olacak?
CEVAP 33: Şu anda 5. sınıflarımızda iki ayrı alanda öğretmenlerimiz
görev yapmaktadır: Sınıf öğretmenleri ve alan/branş öğretmenleri. Branş
öğretmenleri bakımından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Çünkü, 5. sınıf
artık ortaokul kademesini oluşturmakta ve tüm dersler branş derslerinden
oluşacaktır. Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz yine alan/branş derslerini vermeye
devam edeceklerdir.
Sınıf öğretmenleri konusunda ise kasıtlı bir biçimde, yeni sistemi
engellemek amacıyla ve öğretmenlerimiz arasında tedirginlik oluşturmak için
yalan haber ve dedikodu üretilmektedir. Şu anda 5. sınıflarımızdaki 37.722
sınıf öğretmenimiz yeni sistem nedeniyle norm fazlası konuma düşmektedir.
Ancak, bir gerçek gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor. 2012 – 2013 öğretim yılında
66. ayını tamamlayan çocuklarımızın da ilkokul 1. sınıfa kaydolacak olması
nedeniyle 1. sınıflarımızda önceki yıllara göre çok daha fazla öğrenci kaydı
gerçekleştirilecektir. (Ayrıca 60 – 66 ay arasındaki çocuklardan da kayıt olacak
olanlar düşünüldüğünde bu sayının daha da artması mümkündür) Dolayısıyla
bir ilkokulumuzun 1. sınıflarında diyelim ki önceden 3 veya 4 şube varken şimdi
5 veya 6 şube olacak. Bu öğretmenlerimiz yeni açılacak şubelerde görevlerine
devam edecekler. Ayrıca, şu anda 1 - 5. sınıflarda ülke genelinde şube/öğretmen
başına düşen öğrenci sayısı ortalama 30 iken, yeni sistemle 1 - 4. sınıflarda bu
sayı yaklaşık 22 civarına inmiş olacaktır.
Diğer bir deyişle, uygulamanın ilk yılında okula kayıt yaşının erkene
çekilmesi nedeniyle birinci sınıflar düzeyinde öğretmen ihtiyacı doğacaktır.
Ayrıca sistemde hâlâ ücret karşılığı derse giren öğretmenler bulunmaktadır.
Ortaya çıkacak öğretmen fazlalılığı bu alanlarda da değerlendirilecektir.
SORU 34: Ortaokullarda sınıf öğretmenleri görev alacak mı?
CEVAP 34: Sınıf öğretmenleri birinci kademede (ilk dörtte), branş
öğretmenleri ise ikinci ve üçüncü kademede (dörtte) kadrolu olarak görev
yapacaklardır. Ortaokullarda tüm derslerde branş öğretmenleri görev alacaktır.25
SORU 35: Din eğitiminin oluşturacağı personel ihtiyacı nasıl
karşılanacak?
CEVAP 35: Din eğitimi içerikli dersler için öncelikle Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi Dersi öğretmenlerinden ve imam hatip liselerindeki meslek dersi
öğretmenlerinden yararlanılacak, bunlarla ihtiyacın giderilememesi halinde ise
ilahiyat mezunu ve pedagojik formasyonu olan kişilerden yararlanılacaktır.
IX- HAZIRLIK SINIFI İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 36: İlkokuldan sonra özel okullar isterse hazırlık sınıfı açabilecek mi?
CEVAP 36: Ortaokullardaki birinci sınıflarda haftalık ders çizelgelerinde
özel veya resmi okul ayrımı olmayacaktır. Ancak tüm okullarımızda (ortaokul
birinci sınıf) haftalık ders çizelgesinde (temel derslerle birlikte) yabancı dil ders
saatlerinde esneklik sağlanabilir.
Hazırlık sınıfları uluslararası alanda eğitim öğretim yılından
sayılmamaktadır. Ancak haftalık ders çizelgelerindeki seçimlik derslerle yabancı
dil saatleri artırılabilecektir.
X- FİZİKİ YAPI, ORTAOKULLAR VE OKULLARIN YÖNETİMİ İLE İLGİLİ
SORULAR
SORU 37: Yönetim kadrosu nasıl şekillenecek?
CEVAP 37: Yeni yapıda okullar, ilkokul (4 yıl), ortaokul (4 yıl) ve lise
(genel, mesleki ve teknik) (4 yıl) şeklindedir. İkinci 4 yıllık bölümün bağımsız
olması esas ise de imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle
birlikte de kurulabilecektir.
Her üç kademenin bağımsız olması durumunda ayrı müdürleri olacaktır.
Ortaokulların ilkokullar veya liselerle birlikte kurulması halinde ise bir müdür
tarafından yönetilmesi mümkün olabilir. Ancak bu durumda öğrenciler sabahçı
ve öğleci ya da birden fazla bina olması durumunda ayrı binalarda olacak
şekilde ayrılabilecektir.
SORU 38: Aynı okul binası farklı okul seviyelerince kullanıldığında
yönetim nasıl oluşturulacaktır?
CEVAP 38: Ortaokulların ilkokul veya liselerle birlikte aynı binada
kurulması halinde okulun bir müdürü bulunacaktır. Bunun için binada daha önce
görev yapan okul müdürü yeni uygulamaya göre iş ve işlemleri yürütecektir. 26
Örneğin ilkokul ve ortaokulun aynı binada bulunması durumunda mevcut okul
müdürü ilkokul ve ortaokulun yönetiminden sorumlu olacaktır. Ortaokulun lise
ile birlikte kurulması durumunda ise lise müdürü ortaokulun iş ve işlemlerini
de yürütecektir.
SORU 39: Aynı okul binasında ilkokulla ortaokul ya da ortaokulla lise
uygulaması nasıl olacak?
CEVAP 39: Öncelikle belirtelim ki, yeni sistemde her üç kademenin de
fizikî bakımdan bağımsız olması esastır. Bu nedenle şu anda tüm illerimizde
bu yönde bir çalışma yürümektedir. Bu çalışma kapsamında hangi ilköğretim
okullarının ilkokul, hangi ilköğretim okullarının ise ortaokul olacağına karar
verilecektir. Bu kararlar oluşturuluyorken il ve ilçe müdürlerimiz eğitim bölgelerini
de dikkate alarak, okul yönetimi ile görüşerek kararlarını oluşturacaklardır.
Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci maddeye
göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7 ve 8 inci
sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır.
Buna göre, mümkün olan yerlerde öğrencilerin taşınması da dâhil olmak üzere
eğitim bölgelerindeki ilköğretim okullarının bazıları ilkokul bazıları da ortaokul
olarak belirlenecektir. Ancak, bu durumun mümkün olmadığı yerlerde yine
ilkokul ve ortaokul olarak belirleme yapıldıktan sonra mevcut öğrencilerin
taşınması yapılmaksızın ilkokul olarak belirlenen okulların sadece 1. sınıfına
kayıt yapılacak, ortaokul olarak belirlenen okulların ise sadece 5. sınıfına kayıt
yapılacaktır. Bu durumda ilkokul olarak belirlenen bir ilköğretim okulunun 4.
sınıfında okuyan çocuk 5. sınıf olarak ortaokul olarak belirlenen okula kayıt
olacaktır. Böylece 4 yıllık bir süre içerisinde ilkokul ve ortaokul sistemi fizikî
olarak ayrı mekânlarda eğitim öğretim yapar hale gelecektir. Bu ilköğretim
okullarının 5, 6, 7 ve 8 inci sınıflarında okuyan öğrenciler ise eğitimlerini mevcut
okullarında tamamlayacaktır.
Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin
birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak
kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak düzenlenmesi
sağlanacak, ayrıca ikili öğretimle her iki kademe öğrencileri farklı zamanlarda
okulda bulunacaklardır.
SORU 40: Galatasaray, İstanbul Erkek Lisesi, Fen Liselerinin ortaokulları
açılacak mı?
CEVAP 40: Açılmayacak.27
SORU 41: Mevcut okulların fizikî yapısında bir düzenleme yapılacak mı?
CEVAP 41: Fizikî şartların uygun olduğu durumlarda ilkokul, ortaokul ve
lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecektir.
Okulların fiziki ortamları, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak
düzenlenecektir.
XI- ÇEŞİTLİ SORULAR
SORU 42: Kur’an-ı Kerim dersinde kıyafetler nasıl olacak?
CEVAP 42: Sadece ders sırasında olmak üzere imam hatip okullarında
kız öğrenciler isterlerse başörtülü bu dersi okuyabilir. İmam hatip okulları
dışındaki okullarda da yine aynı şekilde o derse mahsus olmak üzere başörtülü
ders yapılabilir.
SORU 43: Ortaokullardan sonra Açık Lise uygulaması nasıl olacak?
CEVAP 43: Lise eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. Ortaokulu
bitiren öğrenciler 2012 – 2013 öğretim yılından itibaren liselere devam etmek
zorundadırlar. Lise eğitimine devam mecburi olup devam etmeyenlere mevcut
idarî tedbirler uygulanacaktır. Ancak bilindiği gibi yeni düzenleme ile ortaokulu
tamamlayanlar veya liseye devam edenler isterlerse zorunlu eğitimlerini yaygın
lise öğretiminde (açık lise) tamamlayabileceklerdir.
SORU 44: Yatılı ilköğretim okullarında hangi öğrenciler okuyacak?
CEVAP 44: Yatılı ilköğretim bölge okullarının yatılı kısımlarında
sadece ortaokul (5, 6, 7 ve 8. sınıf) öğrencileri yatılı olarak kalacaktır. İlkokul
öğrencilerinin ise köy okullarında veya taşımalı olarak diğer ilkokullar ile yatılı
ilköğretim bölge okullarında gündüzlü olarak öğrenimlerine devam etmeleri
için gerekli tedbirler alınacaktır.
SORU 45: Birleştirilmiş sınıf uygulamaları hangi kademede uygulanacak?
CEVAP 45: İlgili Kanunla ilkokul 4 yıllık eğitim öğretim veren kurum
olarak tanımlandığından, birleştirilmiş sınıf uygulamaları 1, 2, 3 ve 4. sınıfları
kapsayacak şekilde uygulanacaktır.28
SORU 46: Taşımalı eğitim devam edecek mi?
CEVAP 46: Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği
kapsamında taşınan ilköğretim çağı öğrencileri için söz konusu Yönetmeliğin
9. maddesinin (c) bendinde belirtilen; “1 - 3. sınıf öğrenci sayısının 10’un
altında olması” ifadesi, “1 - 4. sınıf öğrenci sayısının 10’un altında olması”, (d)
bendindeki “4 - 8. sınıflar” ifadesi ise “ortaokul 5 - 8. sınıflar” şeklinde dikkate
alınarak uygulanacaktır.
Taşıma merkezi olan okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması
yapılmayacak ve yapılan taşıma planlamaları bu doğrultuda yeniden
düzenlenerek ihalelerin zamanında bitirilmesi sağlanacaktır.
SORU 47: Taşımalı eğitim liseleri de kapsayacak mı?
CEVAP 47: Taşımalı eğitim liseleri de kapsayacaktır.
SORU 48: İmam hatip okulları ile 4+4+4 konusunun bağlantısı nedir?
CEVAP 48: Kanunla imam hatip okullarının orta kısmının açılmasına
imkân sağlanması, düzenlemenin sadece bu amaçla yapıldığı şeklinde haksız
değerlendirmelere sebebiyet vermektedir. Zorunlu eğitim süresinin 12 yıla
çıkarılması, çocukların ilgi ve tercihlerine göre seçimlik dersler alması imkânının
getirilmesi, okul binalarının çocukların gelişim evrelerine göre ayrı mekânlarda
olması, farklı programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde ortaokulların
kurulması gibi düzenlemeler görmezden geliniyor. Ayrıca sadece dini eğitimde
değil, güzel sanatlar ve spor gibi alanlarda da daha erken yaşlarda ve eğitimin
alt kademelerinde eğitim almak gerekiyor. Spor ve güzel sanatlar, müzik, sosyal
bilimler, fen bilimleri, Türk dili ve edebiyatı gibi geniş bir yelpazede öğrencilere
tercihler yapma esnekliği getirilmesinin imam hatip okullarıyla ilgisi ne olabilir?
Yapılan düzenlemeleri bir bütün olarak görmek ve değişiklik yapılan kanunların
değişiklik yapılmayan hükümleriyle birlikte bu değişiklikleri okumak gerekir.
SORU 49: İmam-hatip ortaokulları nasıl kurulacak?
CEVAP 49: İmam-hatip ortaokullarının bağımsız ortaokul olarak
kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imamhatip liseleri ile birlikte kurulabileceklerdir. Ancak bu durumda imam hatip
ortaokulu öğrencileri ile imam hatip lisesi öğrencilerinin okul giriş çıkış kapıları
ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate
alınarak düzenlenmesi sağlanacaktır.29
Eğitim bölgelerinde bağımsız imam hatip ortaokulu olarak
belirlenenlerle imam hatip liseleri bünyelerinde açılacak olan imam hatip
ortaokullarına çocuklarını kaydettirmek isteyen veliler okullara şahsen müracaat
edeceklerdir. Bu okullar ilk defa açılacağından ilçe ve illerin belirleyeceği okul
müdürlüklerince kayıt kabulleri yapılacaktır. Gelecek yıldan itibaren imam hatip
ortaokullarına kayıtlar e-okul üzerinden velilerin isteğine göre 4. sınıftan sonra
yapılacaktır.
SORU 50: Karma eğitim devam edecek mi?
CEVAP 50: Kanundaki karma eğitimi düzenleyen maddelerde herhangi
bir değişiklik yapılmamıştır. Uygulama şimdi olduğu gibi devam edecek, eğitimin
türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca
erkek öğrencilere ayrılmaya devam edecektir.
SORU 51: Devam zorunluluğu nasıl olacak?
CEVAP 51: Şu anda ortaöğretim kurumlarında uygulanmakta olan
devam zorunluluğu aynen devam edecektir.
SORU 52: Her kademede diploma verilecek mi?
CEVAP 52: Her kademede diploma verilmeyecek, sadece 12 yıllık
eğitimin sonunda diploma verilecektir.
SORU 53: Yeni düzenlemede ikili öğretime devam edilecek mi?
CEVAP 53: Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan
ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecektir. İkili öğretim
yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olarak eğitim öğretim
faaliyetlerini yürütebileceklerdir.
SORU 54: Bütün liseler Anadolu Lisesine mi dönüştürülecek?
CEVAP 54: Bütün genel liselerin Anadolu lisesine dönüştürülmesi
programı 2010 yılından bu yana devam etmekte olup, bu yıl ve önümüzdeki yıl
da devam ederek tamamlanacaktır.30
SORU 55: Bu sistem nedeniyle kız çocuklarının erken evliliğinin yeniden
gündeme geleceği ve artacağı yönünde de çok tartışma yapıldı. Bu sistem kız
çocuklarının erken yaşta evlenmelerine imkân veriyor mu?
CEVAP 55: Bu sistemin böyle bir uygulamaya imkân vereceği yönündeki
tartışmalar tamamen maksatlı olarak çıkarılan tartışmalardır. Bu sistemin böyle
bir uygulamaya imkân vermesi asla söz konusu değildir. Bilindiği üzere Medeni
Kanunun 124 üncü maddesine göre erkek ve kadınlar 17 yaşını doldurmadıkları
sürece evlenemezler. Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve çok önemli bir
sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.
Dolayısıyla 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini bitirmeyen hiçbir öğrencimizin
eğitim sistemi dışına çıkıp, erken yaşta evlenmeleri mümkün değildir. Diğer
taraftan yukarıda da açıklandığı gibi 2011 – 2012 eğitim öğretim yılında 8.
sınıfta okuyan bütün öğrencilerden SBS sonuçlarına göre yerleşenler dışında
kalanlar e-okul sistemi üzerinden liselere kayıtları yapılacaktır.
Ayrıca, eğitim süresince zorunlu eğitime devamın sağlanması öncelikle
velilerde ve okul yöneticisi ile mülki idare amirinin kanuni sorumluluğu
altındadır.
SORU 56: Kız çocuklarına yönelik ileri sürülen iddiaların bir benzeri de bu
sistemin çocuk işçiliğini yaygınlaştıracağı yönünde gündeme getirildi. Bu sonucun
meydana gelmesi mümkün mü?
CEVAP 56: 12 yıllık zorunlu eğitimde herkesin eğitime katılımı ve bu
eğitim sürecini tamamlamaları zorunludur. Eğitimin hiçbir kademesinde
öğrencilerin sistem dışına çıkması mümkün olmadığı gibi, idare olarak da bu
duruma fırsat verilmeyecektir.
Okul – ilçe – il yöneticilerince çağ nüfusunda olup eğitime devam
etmeyen öğrencilere özel takip sistemi ile eğitim sistemi içinde kalmalarını
sağlayacak tedbirler alınacaktır.
SORU 57: 12 yıllık zorunlu eğitim FATİH Projesini nasıl etkileyecek?
CEVAP 57: FATİH Projesi, 12 yıllık eğitimi destekleyen, eğitimde ve
özellikle eğitim ortamlarında teknolojiden daha fazla yararlanmayı sağlayacak
bir projedir. Artvin ile Ankara’daki ya da Edirne ile Hakkari’deki öğrencilerimiz
arasında bilgiye erişimde İMKÂN ve FIRSAT EŞİTLİĞİ sağlayan bir projedir.
FATİH Projesi ile eğitimde yeni bir dönem açılıyor. Öğrencilerimizin
dünyadaki bilgilere ulaşacakları ve kullanacakları bir kapısı olacaktır. Özellikle
ortaokul ve liselerimizde çok önemli değişim ve dönüşüme katkı verecektir.31
Şayet zorunlu eğitim süresi uzatılmamış olsaydı yine biz tüm
okullarımızda dört yıl içerisinde FATİH Projesi kapsamında Akıllı Tahtaların
kurulumunu sağlamak ve 5. ve 9. sınıflardan itibaren de tablet bilgisayarları
dağıtmak üzere tüm planlamamızı yapmış idik. Hatta bilindiği gibi Eylül ayına
kadar kurulumu tamamlanmak üzere birinci parti 85.000 adet Akıllı Tahta
alım ihalesi gerçekleştirilmiş ve ihaleyi alan firma seri üretime başlamıştır. Bu
arada biz de belirlenmiş okullarımıza alt yapı yatırımlarını yaptırmak üzere
çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dolayısıyla Eylül ayına geldiğimizde 3.657 adet
mesleki ve teknik eğitim dışındaki tüm liselerimizdeki 85.000 dersliğimiz Akıllı
Tahta ile donatılmış, bunlardan 9. sınıfta okuyacak olan öğrencilerimize de
tablet bilgisayarlarını dağıtmış olacağız. Sonraki üç yıl içinde ise sırasıyla mesleki
ve teknik liselerimiz ile ortaokullar ve ilkokullarımızın tamamı akıllı tahta ile
donatılmış ve bu okulların her yıl 5. ve 9. sınıflarında okuyan öğrencilere tablet
bilgisayarları dağıtılmış olacaktır.
Yukarıda da açıklandığı gibi FATİH Projesinde zorunlu eğitim süresinin
12 yıla çıkarılması ile bir değişiklik söz konusu olmayacak, planlandığı şekilde
dört yıl içinde bütün okullarımız Akıllı Tahta ile donatılmış ve tüm öğrencilerimiz
de tablet bilgisayarına kavuşturulmuş olacak ve eğitimleri de bu teknolojik
imkânlarla daha kaliteli hale getirilmiş olacaktır. Elbette tüm okullarımız ve tüm
öğrencilerimiz imkân ve fırsat eşitliğine de kavuşmuş olacaklardır.
SORU 58: FATİH Projesi ile ilgili ihalelerin Kamu İhale Kanunu kapsamı
dışına çıkarılmasının yolsuzlukla ilgisi nedir?
CEVAP 58: Bu çirkin iftiraları ortaya atanlar öncelikle mevcut
mevzuata ve bu Kanunda yer alan ifadelere dikkatli bir şekilde baksınlar,
incelesinler; bundan sonra iddialarını devam ettireceklerse somut bilgi ve
belgelere dayalı olarak konuşsunlar. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü
maddesinde (a) harfinden (s) harfine kadar (18 alan) ve geçici 7 nci maddesi
ile hangi alanlardaki mal ve hizmet alımlarının Kamu İhale Kanunu kapsamında
olmayacağı düzenlenmiştir. İstisna tutulan alanlardaki ihaleler ise hiçbir kurala
tabi olmaksızın yapılmamakta, bu alanlara yönelik çıkarılan yönetmeliklerle
ihalelerin usulleri ve yapılışları düzenlenmektedir.
Kanunda da belirtildiği gibi, FATİH Projesi ile ilgili ihaleler şeffaflığın,
rekabete açıklığın ve kamu yararı gözetilerek ülkede üretimin gerçekleştirilmesi,
kritik teknolojilerin transferi, Ar-Ge’nin ülkemizde geliştirilmesi, istihdamının
artırılması amacıyla Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatının dışına çıkarılmıştır.
FATİH Projesi sadece bilgi işlem teknolojilerinin eğitim alanında
kullanılmasını sağlamayacak, aynı zamanda ülkemizin bu alanda bir üretim üssü
haline gelmesine doğrudan etki edecek ve cari açığın ciddi oranda azalmasına 32
yol açacak bir projedir. Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılacak
ihalelerde mesela yerli üretim şartı veya belirli oranlarda da olsa yerlilik şartı
konulamamakta, ihale süreçleri ise oldukça uzun olmaktadır.
Diğer taraftan bu konuyla ilgili yapılacak ihaleler Kamu İhale Kurumu
ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı ile Bakanlığımızın ortak olarak hazırlayacakları ve Sayıştayın
görüşünden geçecek bir yönetmelikle düzenlenecektir. Biz sadece adı geçen
kurumların görüşlerini değil, bunların dışında da Bilim Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve
TÜBİTAK gibi kurum ve kuruluşların da görüşünü alarak bu yönetmeliği
hazırlamaktayız.
Ayrıca idarenin yapacağı FATİH Projesiyle ilgili her türlü iş ve işlemler
yargı denetimine de tabidir.
Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız.

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönderme