Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

18 Kasım 2011 Cuma

Atatürk'ün Yerli Malı Hakkındaki Düşünceleri - Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası Kutlama Programı Etkinlikleri


Atatürk, ileriyi görebilen, gerçekten çok zeki ve başarılı bir lider ve devlet adamıydı. Zorluklarla kurulan bu devletin ileride yaşayabileceği tüm güçlükleri tahmin edip, önlem almaya çalıştı. Yüzyıllar boyunca savaşmış, ülkesini kurtarmak için elinde avucunda ne varsa harcamış bir Türk toplumu vardı Atatürk'ün elinde. Atatürk, bu fakir düşmüş halkın, dışarıdan ürün alacak kadar zengin olmadığını çok iyi biliyordu. Ayrıca kendi ihtiyacını üretemeyen, her şeyini dış ülkelerden karşılayan bir toplumun bağımsızlığından da söz edilemezdi. İşte tüm bunları fark eden Atatürk; yerli malını kullanmamız gerektiğini söyleyip kendisi de buna örnek olmaya çalışmıştır. Aşağıda okuyacağınız yazıda, Atatürk'ün yerli malı kullanımı konusundaki tavrını göreceksiniz.

Cemal Granda anlatıyor:

Yalova’da uzun süre kaldık. Akşamları Atatürk’ün sofrası yine konuklarla dolup taşıyor, birçok yurt sorunları bu sofrada görüşülüyordu. Bir akşam yerli malı kullanılması üstüne bir konuşma oldu. Herkes düşüncesini söylüyor, yurtta yerli endüstrinin gelişmesi için büyük bir kampanya açılması, herkesin yerli malı yemesi, yerli malı giyinmesi isteniyordu. Yerli Malı Haftası’nın açıklanışı da bu günlere rastlar. Atatürk, herkesin öne sürdüğü düşünceleri, her zamanki dikkatiyle dinledikten sonra: “Bundan sonra önder olarak benim de yerli malı kullanmam gerek. Gardıroptaki elbiselerimi getirin. Köşkün önünde yakın” buyruğunu verdi. Herkeste bir sessizlik… O şen, gürültülü sofra sanki bir anda mezar sessizliğine bürünmüştü. Herkes birbirinin yüzüne bakıyordu. Sessizliği ilk önce, konuklar arasında bulunan Ulus Gazetesi Başyazarı Falih Rıfkı Atay bozmaya cesaret edebildi: “Paşacığım, elbiseleri yakmayın, birer tanesini bizlere verin. Biz de hatıra olarak saklayalım” deyince, Atatürk hafifçe gülümsedi: “Peki” dedi. Orada hazır bulunan herkese birer kat elbise verildi. Bir gün sonra Beyoğlu’nun tanınmış terzilerinden Arman, Yalova’ya getirildi. Atatürk, Köşk’tekilerin gözleri önünde yerli kumaştan elbiselerini kestirdi ve diktirdi. O olaydan sonra Atatürk, elbiselerini hep yerli kumaştan seçip Arman’a diktirmiştir. Bir daha İsviçre’den kumaş gelmedi.


Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönderme