Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?

30 Temmuz 2011 Cumartesi

Okul Öncesi Çocuklarına Bilmeceler


Okul Öncesi Çocuklarına Bilmeceler

Açtım okudum dalından, yedim doydum balından.

KİTAP

Ağzı var dili yok, yemek yer, su içmez, kuyruğu var at değil, kanadı var kuş değil.

BALIK

Allah yapar yapısını, bıçak açar kapısını.

KARPUZ

Arşın ayaklı, Burma bıyıklı.

TAVŞAN

Attım atmaz, yere batmaz, yeminlidir, yaya gitmez.

GÜNEŞ

Attım beyaz yumağı, tuttum siyah yumağı.

GÜNDÜZ-GECE

Ayağım var yürüyemem, eşyam çoktur sürüyemem, her odada ayaktayım, bilsenize ben neyim?

MASA

Ayvalar sarardımı, gökyüzü karardımı, okullar açılırken, leylek Nil'e vardımı?

SONBAHAR-GÜZ

Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti, altı ay bir güz gitti uyanınca hep bitti

RÜYA

Bahçede kırda dolaşır, evini sırtında taşır.

KAPLUMBAĞA

Başlatır o heceden, çıkarır hep yüceden, çok oğlu kızı vardır, ne de tatlı sözü vardır

ÖĞRETMEN

Ben beslerim, o süsler.

ÇİÇEK

Ben iki hasretlinin arasında dururum, yüzlerini görmeden onlarla konuşurum.

TELEFON

Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca.

SABUN

Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez.

YILDIZ

Bir kovanda bin arı, bini çalışkan arı, balları baldan tatlı, canları candan tatlı.

OKUL VE ÖĞRENCİLER

Bir küçücük kumbara, ekin taşır ambara.

KAŞIK

Bir küçücük kutudur, Bütün dünya yurdudur.

RADYO

Biz biz idik biz idik, yüzbinlerce kız idik, gece oldu dizildik, gün olunca silindik.

YILDIZLAR

Biz onu görürüz, o bizi görmez, o konuşur dinleriz, biz konuşuruz, dinlemez.

TELEVİZYON

Çarşıdan aldım kapkara, evde kızıllaştı maskara.

KÖMÜR

Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı şey olmaz.

UYKU

Çın-çınlı hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası imam.

SAAT

Dağdan gelir, taştan gelir, bir kükremiş arslan gelir

SEL

Daldan dala, kırmızı pala.

SİNCAP

Dışı var içi yok, tekme yer suçu yok

TOP

El eker dil biçer.

YAZI

Elsiz ayaksız kuyu kazar

YAĞMUR

Eve bitişik odada, yemek pişer orada.

MUTFAK

Fini fini fincan, içi dolu mercan

NAR

Finişli minişli, elimden uçtu, karşı dağdan su içti.

BULUT

Ham iken tatlı, olmuşu acı.

ÇOCUK

İki camlı pencere, bakıp durur heryere

GÖZLÜK

İki çubuk bir makas, hokkabaz mı hokkabaz.

LEYLEK

İp bağladım sopaya, uçtu gitti tepeye.

UÇURTMA

Kapıyı açar, kapamadan kaçar.

RÜZGAR

Kapkaradır her yanı, günde dağlanır canı.

TENCERE

Kara yorgan örtündü, göz gözü görmez oldu.

GECE

Kışın yatar, yazın kalkar.

SOBA

Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk


Konuş deyince konuşur, sus deyince susar


RADYO

Mavi atlas, Arşın yetmez, Makas kesmez, Terzi biçmez

GÖKYÜZÜ

Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yürür

YELKENLİ

Nar tanesi, nur tanesi, dünyamızın bir tanesi

AY

Ocak başında kuyu, kuyunun içinde suyu, suyun içinde yılan, yılanın ağzında mercan.

LAMBA

On ay yatar, iki ay kalkar, feneri yakar, etrafa bakar

ATEŞ BÖCEĞİ

Önce dalda oynar, sonra kazanda kaynar, her sabah masamızda, tatlı tatlı şarkı söyler.

REÇEL

Önce yeşildi, sonra kesildi, dumana gömüldü, kiraz kesildi

ODUN

Sağken yerinden ayrılmaz, öldükten sonra gezer.

YAPRAK

Sarı sarı içinde, sarı zarfın içinde, on iki birlik kardeş, birbirinin içinde.

PORTAKAL

Sarıdır sarkar, düşeceğim diye korkar.

AYVA

Sende var bende var, bir kuru dalda var.

İSİM

Sıra sıra odalar, birbirini kovalar

TREN

Sokağa gidiyorken, gözlerim seni arar, hoşgeldin, safa geldin, baş üstünde yerin var.

ŞAPKA

Su üşümüş ben olmuşum, Güneş çıkmış yok olmuşum

BUZ

Şehri var evi yok, nehri var suyu yok, yolu var treni yok.

HARİTA

Şu derenin öte yüzü, beri yüzü, Gümbürcünün küçük kızı, Yayık çalkar harıl gürül.

GÖK GÜRLEMESİ

Takır takır takraba, içindedir akraba, ağzında yokur dişi, her gün yemektir işi, ya erkektir ya dişi, bunu bilir her kişi

BEBEK

Ufacık mermer tası, içinde beyler aşı, pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur.

YUMURTA

Üstü çayır, biçilir, Altı çeşme, içilir.

KOYUN

Yarım kaşık, duvara yapışık.

KULAK

Yazın sıvasını yapar, kışın kapısını kapar

KIRLANGIÇ

Yer altında civcivli tavuk.

PATATES

Zenginin elinde, fukaranın dilinde

PARA 


Sıcak evin direği
Tıp tıp eder yüreği
(BABA) 


Dokuz ay zindanda yatar
Altı ayda zil çalar oynar
(BEBEK)
 

Özü tatlı,
Sözü tatlı,
Candan daha değerli
(ANNE) 


Yattım yumuşak
Uyudum sıcak sıcak
(YATAK)
 

Ham iken tatlı
Olmuşu acı
(BEBEK) 


Ben giderim,
O gider
Güneşte beni izler
(GÖLGE)
 

Askerden küçük
Paşadan büyük
(ÇOCUK) 


Gece içindeyiz
Gündüz dışında
Pencereli, kapılı
Şirin bir yuva
(EV)
 

Pazardan aldım
Bir tane
Eve geldim
Bin tane
(NAR) 


Eve bitişik odada
Yemek pişer orada
(MUTFAK)
 

Uzun yoldan kuş gelir
Ne söylese hoş gelir
(MEKTUP) 


Bir ağacı oymuşlar
İçine dünyayı koymuşlar
(TELEVİZYON)

Buradan attım kılıcı
Halep’te oynar ucu
(TELEFON) 


Çın çın eder
Haber sorar
(TELEFON)

Sesi var canı yok,
Konuşur ağzı yok
(RADYO) 


İstanbul da pişer
Kokusu buraya düşer
(MEKTUP)

O her gün yeniden doğar
Dünyaya haber yayar
(GAZETE) 


Kuyruğu var
Canlı değil
Konuşur
Ama insan değil
Camı var
Ama pencere değil
(TELEVİZYON)

Alt yanı sivri tepe içindedir (Çene) 

Üst yanı çakıldak (Diş)
Daha üstü muşulak (Burun) 

Daha üstü ışıldak (Göz)
Üstü kara kolan (Kaş) 

Daha üstü bir alan (Alın)

İner reyhan gibi
Oturur sultan gibi
Dürülür hasır gibi
Satılır esir gibi (Kar) 


Uzadıkça kısalan şey nedir
(Hayat veya Ömür).

Allah yapar yapısını,
Bıçak açar kapısını.
(karpuz)


Mavi tarla üstünde,
Beyaz güvercin yürür.
(yelkenli)

Ocak başında kuyu,
Kuyunun içinde suyu;
Suyun içinde yılan,
Yılanın ağzında mercan.
(lamba)
 

Çın-çınlı hamam,
Kubbesi tamam,
Bir gelin aldım,
Babası imam.
(saat)


Bir çuval cevizim var,
Sayarım tükenmez.
yıldız El eker dil biçer.
(yazı)

Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(tavşan) 


Bir küçücük kutudur,
Bütün dünya yurdudur.
(radyo)

Fini fini fincan,
İçi dolu mercan.
(nar)
 

Küçücük fıçıcık,
içi dolu turşucuk.
(limon)

Daldan dala,
Kırmızı pala.
(sincap)
 

Yarım kaşık,
Duvara yapışık.
(kulak)

On ay yatar,
İki ay kalkar;
Feneri yakar,
Etrafa bakar.
(Ateş Böceği) 


Dağda tak tak,
Suda cıp cıp.
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(balta,balık,leylek)

Dağdan gelir, taştan gelir,
Bir kükremiş arslan gelir.
(sel)
 

Sıra sıra odalar,
Birbirini kovalar.
(tren)


Sarı sarı içinde,
Sarı zarfın içinde,
On iki birlik kardeş,
Birbirinin içinde.
(portakal)
 

Az gitti, uz gitti,
Dere tepe düz gitti,
Altı ay bir güz gitti;
Uyanınca hep bitti.
(rüya)


Benzer Yazılar



4 yorum:

  1. bu bilmeceler çok güzel

    YanıtlaSil
  2. bilmeceler çok karışık :/

    YanıtlaSil
  3. bilmeceler anlaşılmıyor

    YanıtlaSil
  4. çok karışık

    YanıtlaSil