Şinasi (1826-1871): Türk edebiyatında yeniliklerin öncüsüdür. 1860’ta
Tercüman-ı Ahval’i (ilk özel gazete), 1862’de Tasvir-i Efkâr’ı çıkardı.
İlk makaleyi (Tercüman-ı Ahval mukaddimesi), ilk piyesi (Şair
Evlenmesi) o yazdı. Noktalama işaretlerini de ilk defa o kullandı. La
Fontaine’den fabllar tercüme etti. Lamartin’den de manzum çevirileri
vardır. İlk şiir çevirilerini de o yaptı. Nesirlerinde dili sade;
şiirlerine ise ağırdır. Tanzimat Fermanı’nı ilân eden Mustafa Reşit Paşa
için yazdığı iki kasidesi ünlüdür. Bu kasidelerdeki övgüleri divan
şiirindekinden daha abartılıdır. O, başarılı bir şair ve yazar
olmamasına rağmen batı edebiyatından alınan yeni türlerle edebiyatımızın
batılılaşmasında en çok onun emeği vardır.
Eserleri: Şair
Evlenmesi (Piyes; edebiyatımızdaki ilk tiyatro eseri), Müntehabat-ı Eşar
(Şiir), Divan-ı Şinasi (Şiir), Durub-ı Emsal-i Osmaniye (ilk ata
sözleri kitabı), Tercüme-i Manzume (çeviri şiirler)
Ziya Paşa
(1829-1880): Doğu kültürüyle yetişmiş, sonradan batı edebiyatına
yönelmiştir. Fikren yenilikçi olmasına rağmen eserlerinde eskiyi, divan
şiiri geleneğini devam ettirmiş, gazel ve kasideler yazmıştır. En meşhur
terkib-i bent ve terci-i bent şairimizdir.
Harabat adlı bir divan
şiiri antolojisi vardır. Daha önce “Şiir ve Inşa”da divan şiirinin
bizim şiirimiz olmadigini, asil şiirimizin halk şiiri oldugunu söyleyen
şair, eski şiir gelenegini sürdürmüş, Harabat’ta âşik şiirini eleştirmiştir. Bunun yaninda sade dilden yanadir, ama kendisi agir bir
dil kullanir. Bu onun içinde bulundugu bir ikilemdir. Hem eskiyi
eleştirmekte hem de gelenegi devam ettirmektedir.
Eserleri: Harabat:
Divan Şiiri antolojisi, Külliyat-i Ziya Paşa/Eş’ar-ı Ziya: Divan şiiri
tarzındaki şiirleri (gazel, kaside ve şarkılar), Terkib-i Bent, Terci-i
Bent: Bugün dahi dillerden düşmeyen beyitleri vardır. Zafername: Hiciv
türünde bir kasidedir. Âlî Paşa’yı yermek için yazmıştır. Rüya: Mensur,
Defter-i Âmal: Hatıraları.
Namık Kemal (1840-1888): Tanzimat
edebiyatının en hareketli ve heyecanlı ismidir. Vatan şairi olarak
tanınır. Şiirlerinden çok nesirleri ile tanınır. Edebiyatta hürriyet
kavramını ilk kullanan şairdir. Şiirlerinde “hürriyet, vatan, kanun,
hak, adalet” kavramlarını işlemiştir. Hürriyet Kasidesi, Vatan Şarkısı
ve Vatan Mersiyesi bu konuları içerir.
Namık Kemal de eski kültürle
yetişmiş, divan şiiri eğitimi almış, gazeller, kasideler yazmıştır.
Fakat o da sonradan divan edebiyatını eleştirmiştir. Ziya Paşa’nın
Harabat’ına karşı Tahrib-i Harabat’ı yazarak eskiye olan tepkisini
ortaya koymuştur. Şinasi’nin kurduğu Tasvir-i Efkâr’ı, Şinasi Paris’e
kaçınca Namık Kemal çıkarmaya başladı. Daha sonra kendisi de Ziya Paşa
ile Paris’e kaçarak orada Hürriyet gazetesini çıkardı. İstanbul’a
döndükten sonra İbret gazetesini çıkardı. Eserlerinde romantizmin etkisi
görülür. Tiyatroyu faydalı bir eğlence olarak görmüştür.
Eserleri: İntibah: İlk edebî roman. Cezmi: İlk tarihî roman. Tahrib-i Harabat,
Takip: İlk edebî eleştiri. Ziya Paşa’nın Harabat’ını eleştirmek için
yazmıştır. Renan Müdafaanamesi: İlk eleştiri. Vatan Yahut Silistre: oyun
Celâlettin Harzemşah: oyun. Gülnihal: oyun. Onun en başarılı tiyatro
eseridir. Âkif Bey: oyun Zavallı Çocuk: oyun Kara Belâ: oyun, Osmanlı
Tarihi, Kanije Muhasarası, İslâm Tarihi: tarih
Ahmet Mithat Efendi
(1844-1912): Edebiyat, tarih, coğrafya, ziraat, iktisat alanlarında
eserler vermiştir. Edebiyat yapmak için değil, okuma zevki aşılamak ve
halkı eğitmek gayesiyle yazmıştır. En velût yazarımız odur. Yazı
makinesi olarak bilinir. Asıl ilgi alanları, gazetecilik, romancılık ve
hikâyeciliktir. Otuz altısı roman olmak üzere iki yüze yakın eseri
vardır. Romanları tür bakımından çeşitlilik gösterir: macera, aşk,
polisiye, tarih… Dili sadedir, çünkü eser vermekteki amacı halkı
eğitmektir. Hatta romanlarında olayın akışını keserek okuyucuya bilgiler
de vermiştir.
Eserleri: Romanları: Hasan Mellâh, Hüseyin Fellâh, Felâtun Bey’le Rakım Efendi, Paris’te Bir Türk, Yeniçeriler…
Çıkardığı gazeteler: Bedir, Devir, Tercüman-ı Hakikat
Hikâyeleri: Letaif-i Rivayet
Şemsettin Sami (1850-1904): Dil alanındaki eserleri ile tanınır.
Kamus-ı Türkî adlı sözlüğü edebiyat ve dil alanında en önemli
eserlerdendir. Kamus-ı Arabî ve Kamus-ı Fransevî: Diğer sözcükleri
Kamusul-a’lâm: Ansiklopedik sözlük
Sefiller: Hugo’dan çeviri.
Robenson Cruose: çeviri roman
Ahmet Vefik Paşa (1823-1891): Milliyetçilik ve Türkçülük akiminin en
önemli isimlerindendir. Tiyatro uyarlamalari ve çevirileri vardir.
Bursa’da bir tiyatro yaptırmış, burada tercüme ettiği eserleri
sahnelettirmiş, halkı tiyatroya gitme konusunda yönlendirmiştir.
Eserleri: Moliere’in hemen hemen bütün eserlerini çevirmiştir. Tarih ve dil
alaninda da eserleri vardir. Ebulgazi Bahadir Han’ın Şecere-i Türk’ünü
Çağataycadan çevirmiştir.
Lehçe-i Osmanî: sözlük
Atalar Sözü: ata sözleri mecmuası
Hikmet-i Tarih ve Fezleke-i Tarih-i Osmanî adlı, tarihle ilgili eserleri de vardır.
Abdülhak Hamit Tarhan (1892-1937): Edebiyatımızda ‘şair-i azam’
olarak adlandırılan sanatçı eskiyi yıkan ihtilalci kişiliğiyle
tanınmıştır. Sanat için sanat görüşünde olan Hamit, romantizmin
etksindedir ve en çok ölüm konusunu işler.
Oyunlarında tekniğe
önem vermeyen sanatçı, bunları okumak için yazdığını söyler. Bunların
bir kısmı manzum, bir kısmı düzyazıdır. Tiyatroda konunun yabancı
toplumlardan alınması gerektiğini savunur.
Edebiyatımızda ‘tezatlar şairi’ olarak da anılan sanatçının önemli eserleri şunlardır:
Şiirleri: Sahrai Belde veya Divaneliklerim, Makber, Ölü, Hacle, Garam, Validem, İlhamı Vatan…..
Oyunları:
Macera-yı Aşk, Sabr ü Sebat, İçli Kız, Duhter-i Hindu, Tarık, Zeynep,
Finten, İlhan, Turhan, Hakan (Ayrıca hece ölçüsüyle ve manzum olarak
yazdığı iki oyunu da vardır: Nesteren ve Liberte)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder