Sitemizi Facebook'ta Beğenmek İster misiniz?
nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2011 Perşembe

Değerler Eğitimi Nisan Ayı Raporu


Değerler Eğitimi Nisan Ayı Vefa Teması Etkinlikleri Raporu

"Vefa duygusunun anlamını öğrencilere kavratmak için, bazı etkinlikler yapıldı. Vefa duygusunun ne olduğu örneklerle anlatıldı. Vefa duygusunun yoğun olarak işlendiği “Beyaz Melek” filmi örnek verildi. Bu filmdeki huzurevlerinden bahsedilip, huzurevinin amacı, görevi ve toplumsal öneminden bahsedildi.

Büyükşehirlerdeki huzurevlerinin ve Anadolu’daki şehirlerdeki huzurevlerinin farklarından, filmden örnekler verilerek bahsedildi. Öğrencilere; “Hayalinizdeki huzurevini çizin!” konulu resim çalışmaları yapıldı ve “Huzurevi, huzursuzluk evi hâline gelmesin!” temalı konuşmalar yapıldı. Ayrıca Türkiye’deki ilk huzurevi olan ve Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid tarafından yaptırılan “Darülaceze Müessesesi” hakkında araştırma ödevi verildi. Sınıflardan seçilen öğrenciler; ileriki bir tarihte randevu alınarak Darülaceze’ye ziyaret düzenleyecekler. Bu ziyarette; öğrenciler vefa duygusunu yaşayarak tadacaklar ve onların hayatlarında unutulmaz bir anı olacak bu ziyaret; öğrencilerin vefalı bireyler olmaları konusunda belirleyici olacaktır."

Not: Değerler Eğitimi Aylık Raporu'nda;  Mart ve Nisan ayları birlikte ele alınmış; bu yüzden Mart'ta "Sevgi" teması, Nisan'da ise alt değerlerden "Vefa" duygusu konu edilmiştir.


21 Nisan 2011 Perşembe

Değerler Eğitimi Nisan Ayı Merhamet ve Hoşgörü


Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımlayarak, tüm okullara Kutlu Doğum Haftası’nda uygulanması için çeşitli etkinlikler önerdi.

MEB’in internet sitesindeki kutlanacak belirli gün ve haftalar geçen yıl ‘ilköğretim ve ortaöğretim kurumları sosyal etkinlikler yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle uzamıştı. Bakanlığın sitesinde belirli gün ve haftalar listesinden yararlanılarak öğretmenler kurulu kararı ile MEB çizelgesinde yer almayan günlerin de kutlanabileceği belirtildi. Bunlar arasında Kutlu Doğum Haftası da vardı. Bu sene ise bakanlık, genelgeyle okullara yapılacak Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini yolladı. Yani etkinlikler resmileşmiş oldu.
Bakanlığın 7 Nisan 2011 tarihli, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu imzalı genelgesinde bu yıl sene başında uygulanan ahlaki, sosyal ve manevi değerlerin öğrencilere kazandırılması için başlatılan ‘Değerler Eğitimi’ hatırlatılarak şöyle denildi: “4-12. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi programında merhamet duygusu ile ilgili kazanımlara yer verilmiştir... Öğrencilerimize, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in temel insani özelliklerinden olan ‘merhamet duygusu’nun güzelliğini yaşatmanın yollarını kazandırmalıyız... Diyanet İşleri Başkanlığı’nca kutlanan ‘Kutlu Doğum Haftası’nda bu yıl merhamet temasının öne çıkarılması kararlaştırılmıştır. Haftanın önemi dikkate alınarak sevgi, saygı ve merhamet duygusunu ön plana çıkaran ve ekte yer alan etkinliklere örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yer verilmesi için gereğini rica ederim.”

Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç Kutlu Doğum Haftası’nın müfredata adım adım girdiğini söyledi. 1 No’lu Şube Başkanı Barış Uluocak ise genelgenin sadece din öğretmenlerine değil, tüm öğretmenlere gönderildiğinin altını çizerek, “Tepki var. ilk kez karşılaşıyoruz diyorlar. Zorunluluk yok ama taşradaki okullar uygulamada zorunluluk hissedebilir” dedi.

Etkinlik önerileri
Okullarda uygulanması istenen etkinliklerden bazıları şöyle: Şiir okuma ve yazma yarışması, afiş yarışması, duvar gazetesi çıkarılması, Japonya’daki çocuklara mektup yazarak onların acılarının paylaşılması, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in eğitim anlayışını konu alan konferans ve seminerlerin düzenlenmesi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in evimizde misafir olduğu düşünülerek buna göre etkinlik çalışmaları yapılabilir.

11 Nisan 2011 Pazartesi

Değerler Eğitimi Mart-Nisan Ayları Sevgi Teması Etkinliği


Sevgi teması kapsamında Mart-Nisan ayları için bir etkinlik. Bu başlık/etkinlik için Doktor ve Hastası konusuna da bakabilirsiniz.

Size bir sorumluluk veriliyor. Bir kişi var olduğu ve ona bakmanız teklif ediliyor. Siz hiç düşünmeden seve seve kabul ediyorsunuz bu görevi. Büyük bir heves ve heyecanla bu görevi en iyi şekilde, karşılık beklemeden fedakarca yerine getirmeye çalışıyorsunuz. 

İşiniz zor, bu kişi yatalak. Hiçbir şekilde ayağa kalkıp yürüyemiyor. Tüm ihtiyaçlarını siz karşılamalısınız. 

Yemeğini yanına getireceksiniz ve siz ellerinizle yedireceksiniz, kendisi yiyemiyor. Bu arada unutmadan söyleyeyim, katı şeyleri yiyemiyor çünkü hiç dişi yok yiyecekleri püre haline getireceksiniz, ancak o şekilde yiyebiliyor.

Ayağa kalkamadığı gibi tuvalet ihtiyacını da tuvalette gideremiyor onu bezlemeniz gerekiyor.

Uyku saatleri düzensiz, gecenin bir vakti bağırarak kalkabilir, ağrısı varsa onun ağrısını gidermenin yollarını aramalısınız. Uykusu kaçmışsa da onu uykusu gelinceye kadar oyalamalısınız. Onu uyuttuktan sonra yatabilirsiniz ancak. Çünkü o her konuda size muhtaç. Onun tüm sorumluluğu sizde.

Yıkanma, giyinme ihtiyacını da siz karşılayacaksınız. Kendi başına yıkanamıyor, giyinemiyor. Dışarıda gezdirme işi de  size ait. Yürüyemiyor arabayla gezdirmelisiniz. Zor bir sorumluluk değil mi? İşiniz zor Allah kolaylık  versin…

Hiçbir karşılık beklemeden, bu kadar fedakarlık yapabileceğiniz kişi kim olabilir? Düşünün bakalım...
 
Tabiki EVLADINIZ...

Her anne baba hiç bıkmadan, usanmadan ve hiçbir karşılık beklemeden fedakarca evladını bakıp büyütmeyi bir görev bilir... Hem de büyük bir keyifle yapar bu görevi. Karşılığı da evladının bir tek ÖPÜCÜĞÜDÜR...